Gelişmişlik Nasıl Oluşur?

Dünyada bazı ülkeler var ki ağızlarının içine bakıyoruz. Yaa nereden çıkardın niye ağzının içine bakalım kaç milyonluk ülkeler onlar biz onu ayağımızın altına alsak izi çıkmaz. Amerika’yı, İngiltere’yi, Almanya’yı, Fransa’yı bu denklemin dışına taşıdığımızda bu söylemin doğru olma ihtimalinin yüksekliği de az değil.

O halde ne diye bizim gibi olan ülkelerle niye ağızlarının içine bakıyoruz?

Gelişmekte olan ülkeler

Her şeyden önce bizim gibi ülkelere borç ve teknoloji verdiklerinden biraz laflarını dinlemek zorunda kalıyoruz. Hadi karışmasınlar. Hemen her ne söylerlerse bizden iyi mi biliyorlar diyor olsak da söylediklerinin doğru olma ihtimalinin çok yüksek olduğu da belli. Verdiği borcu kurtarmak için dürüst olunmasını istiyorlar, akıllı ve bilinçli kullanılmasını söylüyorlar, doğru. Gelişmekte olan ülke dedikleri bizim gibi ülkelerde hesap vermeme, hesap vermekten kaçınma, verilen hesabın kontrolündeki sıkıntılar bizim gibi ülkelerin gelişmişlik sınıfına geçmemizi engelleyen en büyük etken.

Kişisel çıkarların ülke çıkarlarının üstüne çıkarılması ne kadar önlenebilirse, ülke o derece hızlı gelişiyor.

Bunu neredeyse bütün sosyal gelişme programları söylüyor, hesap verme ile ilgili duyarlılıklar ise ülkelerin kuruluş felsefelerinde mutlaka yerlerini almışlardır. Ama tamda yürütme aşamasına geldiğinde ne oluyorsa olup denge bozuluyor. Bu hem aile hem de toplum dengelerini bozup onarılmayacak yaralar açıyor. Ahlak sorgulanmalarının cevapları, din, dürüstlük söylemleri kişiye özelleştirilip onlara, yönetenlere gelince kurallar yumuşak hale geliyorsa o ülkenin koşu performansında sıkı bir enerji kaybı olacaktır. Ülkeyi buradan buraya taşıdık, gelişmekte olan ülke yöneticilerinin en çok kullandığı eğer onlar olmasalardı ne kadar daha yol alacaklarının üstünü kapatıldığı laflardır.

Gelişmek o kadar kolay değil. Gelişmek için gerçekten iyi yöneticiler zor bulunur. Bulunmama nedenlerinin başında da seçim tekniklerinin şu anda ülkeyi yiyenlerin seçilmesine neden olacak kadar bozuk olmasıdır. O bozuk sistemle gelenleri aynı bozuk sistem temizleyemez. Kötü yönetenleri yönetimden uzaklaştırmak zor, hatta imkansızdır. Gözünüzün içine baka baka sizi iyi yönettiklerini, boğazlarından senden çaldıkları hiçbir şeyin geçmediği konusunda kendilerinin bile bildiği yalanlarıyla sizi ikna etmeye çalışırlar. Yatakta başkasıyla yakalanan eşin gözün gördüğüne rağmen inkarı gibidir yaptıkları. Ve ülke de onların gerçek hikayelerini anlatanların başına gelenler de kötü kişiler olduklarıyla açıklanır.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir