Belki de Bütün Mesele Bundan İbaret

içe dönüş

İnsanoğlu pek çok şeyi aynı anda ister. Beğenir, beğenmez, yetmez der, yeter der, sonra bir daha ister. Aslında en sonunda hiçbir şey yetmez. Doymak dediğimiz şey yalnızca kısa süreli, geçici bir hazdır. Gargantua bile bir yere kadar; ötesi onda da yoktur.

İnsanın içinde, en derininde sakladığı bir istek vardır. Belki kendine bile itiraf etmediği, belki aynaya bakarken hissettiği bir eksiklik duygusu. Şuramı da beğenmedim, düzeltelim düşüncesi. Makyaj, olmadı botoks, olmadı estetik… Sanki kendinde bir yanlış yapılmış gibi. Ben böyle olmamalıydım, başka türlü olmalıydım duygusu. Peki nesi yanlış, nesi yalan?

İçten içe insan şunu ister: Her yerde olayım, her şeyi duyayım, her şeyi bileyim. Her şey bana sorulsun, benim dediğim yapılsın. Herkes beni bilsin, saysın. En güçlü olayım, en sevilen… Olmadı, en azından en saygı duyulan ya da en korkulan.

Bunca istek nereye sığar? O küçücük iç dünyaya. Ama vardır, hep bir yerlerde saklıdır.

Bunu durdurmayı öğretmeye çalışanlar vardır. İyi insan olmayı, bilgeliği, bilmeyi ve en çok da kendini bilmeyi anlatırlar.

Belki de bütün mesele bundan ibarettir.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir