Bir daha okuyun olmazsa

Gazeteciliğimin ilk yıllarında Rüzgarlı Sokak’ta çalışırdık. Cumartesi-Pazar bir dolu arkadaşımız uğrar uğradıklarında o gün yayınlanan üstünde satılmaz mührü olan gazeteden koltugunun altına alır stada giderlerdi. Okumak için verdiğimiz gazeteler oturmak için alınırdı, o yüzden bize uğranırdı. Sonra gördükleri yerlerde bize yahu senin yazında Demir Spor yerine Semir Spor yazmışsın çok ağır olmuş gibi bizi uyarırlardı. Anlatamazdık, anlatamazdım dizgici nasıl olduysa D basacağına S basmış bir şey demek istemedim diye. Alınganlık yapıp olayları büyütüp çay ısmarlamaktan vazgeçenlerde olmuştur. Alışığım yani. ‘’Gücünüzü bilin’’ yazısı da bu benzerlikte olmasa da böyle çok eleştiri aldı. Efendim ben “boykot”a davet ediyormuşum. Hem de ekonomi bu haldeyken. Üzerine mi oturdunuz? Diye soracak halim yok gazete de değil yazdığım yazı.

Efendim ben o yazıda uyarı yaptığımı özellikle belirttim. Dükkan alıyorlarmış. Alırlar. Niye alırlar siz gidip alışveriş yapın paranızı verin o paradan kazansınlar bir başka dükkan daha alsınlar. Almazsanız o dükkandan sizi vurur, tabanca dayarlar mı size? Bilmem ne mağazalar zinciri onlarınmış. Efendim gidip alışveriş yapmayın. Ama mercimek orada daha ucuzmuş. İşte tamda ben onu söylüyorum. Yarım kilo yerine dört yüz elli gramdan yapın mercimek çorbanızı, biraz sulu olsun ama mahallenin kızı Ayşe’yi okutmaya çalışan Ali Bakkal’ın sattığı mercimek olsun. Fazla diye verdiğiniz elli kuruşu Ayşe’nin okul masrafına katkı diye düşünün. Gücünüz işte tam da bu. Sizin seçtiğiniz yere sizin bildiğiniz yere yönlendirin paranızı, hani sizin evinizi bir gecede, bilemediniz iki gecede satın alacak faizi olan paranın kutulardan, hem de hangi işi yapan kişinin evinden çıktığını düşünün. Siz yatırın derken hem de. O nu söylüyordum. Sizin gücünüzün sizin istediğiniz gücün bileşkesine girmesi gerektiğini anlatıyordum. Hiçbir gurup, siyasi güç, durum, hedefim değildi. Oturmadıysanız yazımın üstüne her ne şekilde olursa olsun. Yanlış değerlendirmeyin. Yazımın üstüne de oturmayın lütfen. Bir defa daha okuyun isterseniz.

Tags:

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir