Gücünüzü bilin

Kendimi o kadar adam yerine koymak, benim etrafımda dönen bir dünya var demek, her şeyi ben bilirim diyebilmek, benden daha iyi bilemezsiniz demek amacıyla yazmıyorum. Öyle bir şey demiyorum, maksadım o değil…

Neredeyse elli yıl oldu, 12 mart olduğunda faşizm geliyor bildirileri dağıtıyordum, sokaklarda küçük yaşıma bakmadan bende vardım. Dayağını, jobunu, gözaltıları, tekmeyi, tokatı taa o günlerde TÖS boykotlarında öğrendim. 12 Mart geldi önce, gelecek diyordum, diyenlerle beraberdim. MC dönemlerinde yaşananların yanlış olduğunu bağıranlar arasında bende vardım, uyarıyordum uyardığımı sanıyordum yakınımdakileri. 12 Eylül geliyor diye bağıranlar arasında ben yine vardım, uyarıyordum, öyle sanıyordum. Uyardığımı düşündüklerim benim gırtlak yırtmalarıma, sesimin kısılmasına, boğazıma basmalarına bir tiyatro seyreder gibi bakıp, arada alkışlayarak beni başka oyunlarda da görmek istedikleri gibi mesajlar verdiler.

Daha sonra kapitalizm geldi adıyla sanıyla oturdu başa, o günden bu güne gelen yönetenlerin her yaptıklarında aman senin paran, aman seni soyuyorlar diye bağırıyordum. Benim emeğimin ötesinde birimlerim olmadığından beni soymaktan zevk alanlar sadece eziyet ederek zevk alıyorlardı ama ben sizi uyarıyordum. Geçen seneden bu yana, yazdan bu yana yazdıklarımı biraz okuyup bu gün Borsa’ya, Dolar’a, Altın’a bakınca nereye geleceklerini nasıl anlattığımı, operasyonlara bakınca anlattığım masalların hikayelerden daha gerçeğe yakın olduğunu, dediklerimin çıktığını da görüyorsunuz. Ellerinizi alkışlamak üzere hazırladığınızı da görür gibiyim. Hayır bu bir tiyatro değil, bende bir oyuncu değilim düşündüğünüz gibi. Sizi yine de uyarıyorum, paranıza dikkat edin bu numaralar sizi soymak için yapılan tezgahlar, harcamayın, tüketmeyin, bankalarla ilişkilerinize dikkat edin oyunlarına gelmeyin, bir sayı olmayın tüketici endeksinde. Paranız ve emeğiniz sizin asıl gücünüz o gücünüzü başkalarının size karşı kullanacağı bir güç haline sokmayın. Demeğe çalışıyorum. Seyrettiğiniz her şey güç, yediğiniz her şey, giydiğiniz her şey, kullandığınız her parfüm, sürdüğünüz her ruj, gittiğiniz her AVM . Sizin gücünüz. Onu sizin yönetmeniz, sizin istediğiniz şekilde yönetmeniz için kullanabilmeniz, o güce bilinçli hakim olmanızdan geçiyor. Onun sizin elinizden alınmasına ikna olmayın. Elli yıldır söylüyorum ama.

2 Yorum
  1. r.can akbulut says:

    yazdıkların çok doğru insanlar o güçlerini mantıklı, özgür, cesur, demokratik ve bilgili kullanabilseler ve yaşadıkları ve nefes aldıkları topragi MUSTAFA KEMAL ATATÜRK gibi sevseler. bizde de paylaşımcı bir ekonomi, dürüst yargı ve özgür demokratik bir yönetim olurdu. sevgiler

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir