Yarın Bayram Yağmur Müzik ve İçimizde Kalanlar

Yarın Bayram Yağmur Müzik ve İçimizde Kalanlar

Yarın bayram. Eski bayramlar diyeceğiz bir çoğumuz. Bir rüyayı yeniden görebilmek için uykuya yatmak. Öyle bir istekle yatağa girmek, öyle bir istekte bulunmak, bir daha yeniden en başından olmasa bile başlara yakın bir yerlerden pişmanlıkları yerden almak, yerini üfleyip el yordamı bir çabuk, hemen fark edilmeden bir çırpıda temizlemek, temizleyebilmek. Ben dememiştim, ben yapmamıştım’lara uzanmadan, daha iş önceden bu zamanki aklınla, tabii o zaman ne düşünüyorsan onu da deterjan, tuzruhu ne varsa temizleyecek bir el yordamı temizlemek, hani bu güne daha parlak, daha kabul edilir halde gelsin diye.

Hala aynı, direk küt, sanki ne gereği varsa al sana hata diye göze sokulacak halde hatalar yapmıyor musun? Yapmasam ben ben olur muyum, kaybedecek ne kadar oyun varsa, dayak yenecek ne kadar kavga varsa, haa ben zayıfın yanındayım kafası, o da direk al sana olmadı, kırılacak başka kafada kalmadı senden başka.

Rüya da hani oraya gidince her şey temiz oluyor, hatalar düzeliyordu, o rüyaya ne kadar kaybettiğin varsa kazanç olsa, kaybettiklerin yanında olsa. Rüya dediysek o kadar da değil.

Sabahın körü, yağmur bizim köyde. İç kararma hali, yine de bir gayret, radyo da una bella historıa, bilirsiniz kulaktan giriyor, neşe hüzün bir o kadar laf, sevilmek bile oradan duyuluyor, kedi değiliz elbet. İçine atma, alınma, ben ne dediysem lafın gelişi, bir özür, o bile bana kolay. Her şey o kadar güzel olmalı ki içine karıştırılmış acabalar olmamalı, gırtlaktan bir caz parçası taşımalı hüznü, dünya başka dönebilmeli ve el tutuşu, bir bakış diriltmeli öleni gideni.

İsteyince oluyor demek ki, radyo bir caz parçasına dönüyor, yağmura bu yakışır, ağlama, dışarıda yağmur var.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir