Yaşam

İnsanın İçine Yağmur Yağar

Karanlık bir gün. Beyazı çokça çalınmışından. – “Yağmuru özledim” diyor. Yağmura daha çok var. Özlediği yağmur, yağmur kokusu. Yağmur her şeyi temizler. Tozu, kiri, kanı, pisliği. Kokusu her kokuyu ölümün kokusunu bastırır. – “Rahmet eylesin”. Ondan mı acaba? Ölümün toprakta bile bıraktığını. Sessiz zamanlar. – “İnsanın içine yağmur yağar mı?” […]

Gece Gelirdi

Gecelere ortak olur elinde bir Peter Pan gölgesi kopuk dikilsin isterdi. Hiçbir şey yakışmazdı. Hiçbir şey onu daha iyi daha güzel gösteremezdi. Çok güzel çok iyinin derdi buydu. Çok güzel çok iyiydi. Şimdilerde çok ama yok başka anlatılan sahiplenilen tarif edildiğinde değil bu benzemiyor değil o diye söylendi anlatıldı anlatılıyor. […]

Düş Kurma Yasakları

Ağaçlara yatın uyuyun artık emri geldi. Yaprakları birden bırakıverdiler. Bir gün de yapraklarını dökerler derim ya öyle oldu. Bu gün gün o gün oldu. Yapraklar aniden düşmeye başladı, kurudu. Kış başlıyor başladı. Gece okuduğun kitabın satırlarına dolanmış tam dalmışken odanın kapısı aralanır bir el ışığı söndürür. “Yat uyu artık geç […]

Sığınacak Yer Aranıyorum

Onca yoksulluk varken‘in satırlarının arasına kaçıyorum. “Ta buralardan görüyordum bunu, oysa Ponthieu sokağında çok lüks mağazaların bulunduğu Champs – Elysée ye yakın bir yerdeyim. Madam Rosa ‘nın savaş öncesinden kalma saçları giderek daha sık dökülüyordu.” Paris sokakları nemli ıslak soluklar. Satırlar bir sığınak oluyor. Bir ölünün yanına uzanmanın huzuru gibi. […]

Kelimeler Arkadaşım

Kelimeler arkadaşım. Çocukken bile top oynadığım kafasını yardığım itip kaktığım. Her şakama katlanırlar. Katlanırım. Onlarla dost arkadaş oynayan şiir yazan şairlik eden le ondan bir yakınlığım var. Gecenin bir saati bile çat kapı giriverirler dünyama buyur geç hoş geldin. “Gülemiyorum ya, gülmek bir halk gülüyorsa gülmektir.” Diyen Edip Cansever’ le […]