Gün Batarken Söylenemeyenler

Gün Batarken

Güneş batıyordu. Bir yerlerde güneş yeni doğuyor olmalıydı.

Aniden, bir bıçak gibi içime giren o şarkı… Çok iyi bildiğin bir dildeydi üstelik. İçime kıvrılıp rahat bir kedi gibi mırıldanarak yerleşmeye çalışıyordu. “Direnme, ben hâlâ buradayım,” der gibiydi. Yıllar öncesine, gitmeden hemen öncesine; başka bir yere, başka bir dünyaya ulaşmadan az önce yaşanmış bir geceye götürüyordu beni. Una Noche Más… Jasmin Levy’nin sesiyle o geceyi ne güzel anımsatıyordun.

O şarkıyı bilmiyor olmalıydın. Daha önce duymamış olmalıydın. Kimselerin kalmadığı, sadece çalışanlarla bizim olduğumuz bir mekânın kuytu köşesinde çalıyordu o zaman. Kısık sesli, biraz cızırtılı… Belki de aynı şarkı değildi. Sen sözlerini mırıldanıyor, bana tercüme eder gibi ama biraz da içinden geldiği gibi söylüyordun. Aralarda duruyor, dikkat kesilmemi istiyor gibiydin. Sanki benden yalnızca bir gece istiyordun. Belki birkaç bile değil… Sadece bir gece. Hâlâ kandırılabilir bir hâlde olduğunu ima eder gibi.

O gün, önümüzdeki günlerin kısa ama çok zorlu olacağının haberini almıştık. Zor günler olacaktı. Bende umut çoktu; geçecekti o günler. Sense sonun yakın ve acılı olduğunu biliyor gibiydin. Dudaklarına gelen kelimeler, “Hadi neyse, can sıkmayalım,” tadında geri dönüyordu. Cümleler ağzının içinde yuvarlanıyor, bana ulaşmadan kayboluyordu.

Şarkının sözlerine saklanıyordun sanki. Kalbimin taşa dönüşmemesi için… Ya da tam tersine, katılaşması için. Belki de bir dilek tutar gibi, belki bir beddua gibi; ağlamayayım diye. Bir gece istiyordun. O gece olmayabilir, belki hiç olmadı bile.

Ağır ağır giderken kar başlamış olmalıydı. Gün batımının soğuğu içime kıvrıldığına göre hava soğuktu. Şimdi bile içim bir tuhaf olur. Sonrasında salonda, kanepede uyuya kaldığımı hatırlıyorum. Sabah o şarkıyı yeniden dinlemiştim. Senin sözlerin miydi, yoksa benim istediğim gibi duyduğum bir ses miydi, bilmiyorum. Belki hiç doğru değildi. Belki sen ne istiyorsan o anlamı taşıyordu.

Aradan yıllar geçti. Şimdi gün batımında sen yoksun. Her şeyin ne kadar çabuk ve kolay bittiğini, insanın bu evreni bir anda bırakıp gidebildiğini düşünmeden edemiyorum. “Neden?” demeye fırsat kalmadan birkaç sözcüğe sıkışmış kısacık bir zaman aralığı…

Yine de damakta kalan bir tat var.

Bir gün batımında, bir şarkıyla, içime kıvrılıp yerleşen o hatıra… Ne güzel batıyor güneş.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir