Görecelik Einstein’in bir fikri olarak bilinir öyle değildir. Görecelik ve sonsuzluk kavramlarını Giordano Bruno öne sürmüştü çok öncelerinde, 1548 de doğmuştu. Evrenin, üzerlerinde hayat oluşmuş oluşmamış, oluşacak, hayatın sonlandığı sonsuz gezegenler, gezegen sistemleriyle dolu olduğunu da o söylemişti ve evren sonsuzdu. Mutlak hakikat, mutlak gerçek diye bir şeyde yoktu onun […]
Sohbetlerin, olayların, günlerin, hastane kapılarında, mezarlıklarda, düğün dernek kurulduğunda kader deri, kader inancımızda da vardır. Her olay kaderdir. Düşünce de diğer olan varlığını kabul ettiğimiz her şey gibi kavramların oluşması bile atom, atom altı parçacık her ne ise onların, şu anda bilmediğimiz bulamadığımız adını belki düşüncesini bile kuramadığımız bir varlığın […]
Bir çalgılı, dümbelekli, zilli, defli, düğün dernek her gün nasılsa öyle boş veri çok kaş çatışı az dert edilecek o kadar şeyin hiç birini kabul etmeyip hepsini kendinin değilmiş gibi çöpçü kağıtçı gelip yoldan geçenden kapıp alıp giden olur diye kapının hemen kenarına istifleyip yaşanmış bir gün daha bitip kapıdan […]
Bilim dünyasına öyle kafayı çok sokmadan, karıştırmadan belki biraz uzaklaşıp öyle baktığınızda bir dolu olayın başka niyetlerle çıkılmış yollarda, başka bir şeyler aranırken el yordamıyla dolaşılırken bulunduğunu çoğunun daha önce kullanıldığını ama şerefin birine kaldığını görürsünüz. Samos’lu Aristarkhos, Apollonius, Hipparkhos’un felsefelerinde her ne kadar bilimsel düşünsel temel olarak ele alındığında […]
Takmışım o kadar yazmışım, söylemişim. 14 yaşında İstanbul’u almışsın, akşam yemekte kuzu çevirme, iç pilav, tarhana çorbası bile yok et suyu çorba. Olacak iş değil. Ergenliğin her türlü trip çeşitlerinden bir tomar alınır, etrafa saçılır fazladan yan baktı, kötü kaş büktü bir dolu kafa hop. Öyle olmadığını tahmin ediyordum. Bakmayın […]





