Neredeyse hisseden robotlar yapıldı. Hissettiklerini yorumlayıp ne yapacaklarını bilmeleri kaldı. Ne yapacaklarını da bir emir gibi yapabilirler de insanlar gibi ne yapacaklarını bilememeleri gibi bir davranışı kazanamadılar daha. Kol bacak kalp nakilleri yapılabiliyor ama daha beyin nakli yok. Bilim oraya kadar gelemedi. Beyin nakli yok dediğim henüz insan ve memeliler […]
“Yalnızlık benim için değil” derdi, Yakıştıramazdı uzak olmayı kimselerden kendini, ömrünün her hangi bir yerinde uzakların çok yakın olmasına alıştığı yaşadığı hiç olmamıştı. Biliyordu yalnızlığı ağırlığını, acıtıcılığını. Kötü niyetle dolu kalbi olanların, kötü gözlü, kötü bakışlı kaşları çatık, çirkin suratsız kalp taşıyanların, nasıl hesapçı küçük kırıntılı ölçüle biçile sinsi zımpara […]
“Bir kocaman öykünün köşesine sığınmış biraz korku, biraz yılmışlık taşıyan bir bakış, omuzlarda düşüklük, bir bilinmezliğin yükü var. Kalabalık, sıcak bir öykü. Bir uzatılmış el alıp getirmiş öykünün içine sıcak dokunması kolay, tutulması istenen. Patikada yürüyordu, yemyeşil göz alabildiği kadar yeşil, uzaktaki dağların tepelerinde kar şapkası, durdu. Gözleri gözükmeyen insanlardan […]
“Lütfen benim olanı terk et, benim olandan git, benden git, bana dokunma artık, bana ilişme” ayrılığın masum son istekleridir. Sahnede ışıkların altında bir replik arası bakışla bir yağmur hem de şiddetli gökdelenlerin dibinde bir taraftan taksi kollarken, gözüyle belki, bir çığlıkla, bir fısıltıyla, bir bağırtı başka bir kelime yakışmıyor. Bağırtı […]
İlk küçükleri görenin, bakterileri, tek hücrelileri ilk gören kimdir? Protozooloji ve Bakterioloji nin kurucusu kimdir? Bir felsefeci, bir tıp adamı, Latince, Fransızca, İngilizce biliyor, doğa tarihi uzmanı üniversite bitirmiş biri. Değil? Antoni Von Leeuwenhoek bir manifaturacıydı. İpliklerin, dokumaların özelliklerine bakabilmek amacıyla mercekleri kullanıyordu. Büyütücü merceklerle ilgisi onu bir mikroskop yapmaya götürdü. […]





