Ben sarhoş değilim diyorsa sarhoş, deli değilim diyorsa deli çıkar genelde. İstisnalar kaideyi bozmaz derler bozmaz sizi ve istisnaları saymıyorum. Ben yapmadım, ben öyle değilim, göründüğü gibi değil, o öyle değil gibi örnekleri çokça vardır. Ya ellerimizi açıp ip üzerinde yürür gibi ruh dengelerimiz. Bir sallantı ip üzerinde yürümeyi bilememek […]
Kötü giden ilişkilerin şiddetle çözülmesi. ”Sen beni seveceksin.” Bir de işaret parmağını sallamak. Buna halk, hakim, polis, çaycı, her kim aklınıza gelirse akraba, dost ,sokakta ki vatandaş hep beraber desteklemek. Kadına ve hayvana şiddet işte bu kısır döngünün ürünü. Haberler de seyredip kızdığımız görüntülere sokakta görünce, duyunca fısıltıyla anlatılırken görmemiş […]
Daha çok kimseye yakışmadı bu kelime. Cuk oturur hiç potu yok. Çok özlemiş olmalıyım. Yara daha çok acıtıyor. Büyüyor olmalı. Eksiklik bir yara mı yoksunluk, yoksun. Gecelerin arasında bir rüyada seni bunca yıl anca o kadar uzak bir dokunuş. Rüyama da gelmedin anlayacağın oturup karşıma acıyan yerleri deşip biraz daha […]
Paris sabahına benziyor. Paris’in sızıntılı, söylenen ağız içinde anlaşılmaz mırıltılı bol “ r”li , ben “r“ dönüyorum ki ağzının içinde yuvarlayıp yutacaksın çıkmayacak bir hava. “Ne acılı bir gün değil mi?” Öyle dememiş olmalı tercüme hatası. Şişman derin genizli laflar o derin yerden akustikli geliyor. Gülümsemesi fotoğraf hızında akmıyor an […]
Isırılmış bir elma masanın üstünde. Biraz geçmiş biraz pörsümüş kararmış yarım kalmış bırakılmış. Tadı hoşuna gitmemiş. Acele biraz zamansız o da olabilir. Bir çalıntı an ağzı dolu yakalanmak. İçinden kurt çıkması yarım bir kurt en kötüsü. İlişkiler. Masa üstünde kurumaya bırakılmış aynen. Tadı hoşuna gitmemek. İlk ısırık sonrası beğenmedim bir […]





