Sevmelisin Yaşadıklarını

İnsan yaşadıklarını sevmeli. Yaşanmamışlıklara söylenecek bir şey yok. Yaşadıklarını sevmek. Şans, talih, kader ismini her ne koyarsan koy, her ne dersen de senle beraber yaşanmışlıkları, yaşadığını içinde pişmanlıklarının bolca katıldığı, lezzeti her zaman istediğin gibi olmayan o istemediğin kıvamda ki şekliyle sevmelisin. Yaşadık, yaşıyoruz ne olacak sevsek ya da sevmesek. Satılmışlığın çok hem ucuza, hem de satmaz dediklerinin elinden. Bari değseydi dediğin. Ama yaşanmışlıklarının o unutulmuşluklara ulaşmamış sıcacık içini ısıtan ilişkileri, kulağında ılıklığını hissettiğin sözcüklerin, o sözcüklerin sıcaklığını sana tekrar tekrar yaşatan müzikleri sevmelisin.

sevmek

Gidenleri gidip dönmediklerinden değil gitmeden önce sana dönmelerini isteyebilmen için yaşattıklarından, yüreğinin taa tiplerine kadar açtıkları yarayla seni acıtanları, sana açtıkları yaradan değil yara açacak kadar senin hesapsız korunmasız onlara yanaşabilmeleri için verdiğin fırsatı sağlayan güveni kazanmak için yaptıklarından sevmelisin.

Kurduğun düşlerle hemen aynı yaşayıp da sonunda düşünün sonunu tutturamayan ilişkilerinin tutmayan sonunu değil de sana düş kurduran başını, beklemediğin sabahlarda açamadığın kirpiklerinin arasında gördüğün az önce gördüğün rüyanın devamımı değil mi şaşırdığın o uyandıran yumuşacık sesin gülümseyen yüzünü özleyebilmenin tadını sevmelisin.

Bir kahvenin tadına katılan binlerce senelikmiş gibi gelen o sohbetlerin damağında bıraktığı aromayı yakalayabilmiş olmayı, artık eskisi kadar duymayan ama geçmişin içinde bir plak cızırtısı çiziği kadar iz bırakmış olsa da oradan geldiğini senin bildiğin sönük uzak müziği yakalayabilen kulağının seçişini, artık duyulmayan bir sokak ıslığının melodisinin notalarını yüreğinden geçirebilen geceyi bulabildiğine sevinmelisin, sevinebildiğini sevmelisin.

Gördüğün acıları, hissetmekten zevk almadığın işkenceleri, kırıklığını yüreğine kazıdığın iğrençlikleri, atılmış kazıkların, atılacak olanların hazırlıklarını, fos çıkan senelere bağladığın dostlukları,dost olduğunu düşündüğün hayaletleri hepsini bir çöp paketi yapıp etrafı kirletmemek için o cebinin dibinde sakladığın eski sigaralarının tütünlerinin yanına koyacaksın, elin o çöp torbasını da okşarken seveceksin yaşadıklarını.

Yaşadıklarını sevmelisin acıtsa da, incinsen de. Aşık olmalısın demiyorum sırılsıklam. Sevmelisin yaşadıklarını.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir