Masada

Önündeki bardaktan bir yudum aldı. Yüzünü buruştururken yetiştirdi suyu hemen. Derin bir nefes aldı. ’’Ben Anamdan, babamdan ölmeden önce, ölmeden az önce hani melekler gelip haber verirlermiş ya, verirler diye biliyorum, benimkiler gitmeden bize ben gidiyorum dediler biz anlamadık, ben konduramadım diyeyim, gitmeden az önce bir hazırlık bir vedalaşma adını koymadan ben gidiyorum demek, dediği gibi gitmek, öyle gittiler. Bir masada söylediler bundan sonra ben yokum, bir daha ki masa kurulduğunda beni anacaksınız belki de dediler, hadi ordan sende bile demişizdir, dediler gittiler. Ben onlardan bilirim. Demediler melekler böyle böyle dedi demediler. Ama bildiklerini söyleyebildik bir şekilde söylediler, anlamadık ama söylediler, anlattılar sonradan bildik ama dedim ya o zaman anlamadık sonradan böyle demişlerdi, aaa evet şu zamanda böyle söylemişti diye sonradan sonradan bulduk ne dediklerini. Öğrendim giderken haber veriyorsun, şu güne kadar diyorsun, o zaman ben olmam demiyorsun kısmet diyorsun, biliyorsun hazırlık başka bir şeye’’ yine bir derin nefes aldı.‘’ Hani ‘’ dedi. ‘’ Bir şey olursa ben size haber veririm. Laf olsun diye söyledim bunu da’’. Bir yudum daha aldı bardağından yüzünü buruşturdu. Suyu eline aldı. Bekledi yüzü buruşuk. Baktı gözüme, bakarken içti suyunu.’’ Söz haber veririm, eğer haberim olursa benimde’’

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir