Her Seferinde Bir Kargaşa

Bir zıpla çoban yıldızına dokun. Ölü günler var, yanık geceler, tütsülenmiş akşamlar bir avuç diş kıran leblebi örneği seç. Yaralılar var ölmemiş yaşasa yaşadı denmez günler, ucu yanmış üstüne basılmış geceler, dumanı hala ciğerlerinde akşamlar.

Yüreğin en derin yerine kaçmış sinmiş her seferinde bir kargaşa orada sessiz.

Şehirlerin hepsi yok artık içinde senden bir şey olmayınca.

sen ben

Süt içmek, nane kurutmak, biber dizmek iplere. Güneşte kurutulmuş taze fasulye sevmek. Bamya ege bamyası büyük içi çekmiş olmalı, Ne zaman uyandı? Daha sabaha çok var. Az biraz daha bu günde yaralı olmalı, yara derin mi? Çok kanamış olmalı surat bembeyaz.

Konfetiler, alkışlar nereden bakarsan cebinden çekip vurmuş olmalılar.

Soruyor kirpiklerimi yapıştırsam gece beni görür mü yanmış haliyle? Al götür yaramaz artık, el değmişliği var üstünde. Yuvası çalınmış kuşların havada kalışları yalnızlığın yeri yok. Rüzgarın tokatından korkuyor olmalı.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir