Geriye Saymayı Yavaşlatmaya Çalışırken

zaman

Tam doğru dürüst bir şeyler olacaktın vaz geçtin osuruktan teyyare oluverdin başımıza. Lazım değil bir benim büyüğüm söylerdi. Sonuna kadar düzgün çeke kurtara gelinen bir işten sonra sonuna gelmişken tam biraz çocukluk gençlik biraz acemilik haytalık acelecilik sabırsızlık getirmişin sonuna karpuzu misal taşımışın onca yerden masanın üstüne bırakmışsın düşmüş biraz daha tutup yanına yordamına bir şeyler tıkıştırıp düşmesin demeden.

Şimdi etrafta öyle çok teyyare var ki sırasını bekleyenler saatlerce yere inmeden güçlü sesli kokulu.

Bakmayın yaşı geçkin onca insan bilgi yarışmalarında pat diye cevapları yapıştırıyor seyrederken gençlerle yok okuyup yazma için gazetelerin en dibine kadar okuyorlar bu gün bile dede amca ne buluyorsun bırak oraları da okuma o gözlük de yetmiyor artık sokma gözüne ne yapacaksın yaşını başını almış.

Pazara çıkacaklar güneşi bir daha yağmur yağmazsa sokağı bir daha bir başka kokan soluk dışarısı bir daha bir daha gözler uzunca uzağa bakmayı deneyecek yeniden ayak uydurur mu uydurur tam alışacak yine içeri.

Geriye saymayı ağırlaştırmaya yavaşlatmaya çalışırken tam da bir dahaki ne.

En çok da mezarları ölüleri bir daha öldürmek bir daha bir daha içine nasıl bir duygu katılmışlık gidene işi bitene tamam artık bu benim dese de. Sen de kim oluyorsun edasıyla üstelik. Yaşlı başlı ölü mölü hasta masta ya kalkar yürür yeniden güneşi isterse.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir