Bir Soru!

Sabahın köründen bu tarafa yağmur yağıyor. Sınav başlayalı epey oldu, bir sessizlik, arada bir fısıltı, ayak seslerinin gürültüden sakınışı, kitabımın derinlerine dalmışım dışarıda ıslanan seni görüyorum. Yoo hayır sen değilsin. Sırılsıklam ıslanmış, ıslanmayı bilen, özlemişliği yaşayan biri, sen değilsin.

yağmur

Her yağmurun getirdiği her sessizliğin anlattığı bir hikaye oluyor, gülümsüyorsun, sen değil sırılsıklam gülümsüyor. Çekirdek yerken içinden sen çıkacaksın diye hep içlerine bakardım değil mi? Bir hikayemiz vardı öyle değil mi? içinden sen çıkacaktın yıllar sonra bir gün bir çekirdeğin içinden, Çekirdek olmazsa bir yağmur damlasında olacaktın, bir kar tanesine binip kışın orta yerinde, bir kuru yaprağa tutunup bir sonbaharda, terimin bir damlasıyla sırtımdan damlarken yaz sıcağında her nasılsa gelecektin ve ben eğer seni bekliyorsam, unutmadıysam, aklıma geldiysen.

Çıkıyorum dışarı, direğin altında duran ıslanmışa bakıyorum hiç de tanıdık değil. Sadece ıslanmayı seçmiş her nedense. Topuklarımı yere dokundurmadan, sessizliği bozmadan yerime dönüyorum. Soluk soluğa olmasa da bir yarış var salonlarda. Dışarıda bir yağmur. Ağaçların altlarında kuru yerlerine saklanmış bir dolu anı. Sınavın ilk sorusunu biliyorum? Nasılsın? Bir tek sen doğru yanıt veremiyorsun. Z şıkkı nasıl bir tercih? Yanlış işte. Yine kaldın. Bir başka yağmura. Damlalarının içine saklanabileceğin bir başka yağmura. Bir başka sınava, sessizliği bozmayacak sakınan adımlarla.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir