Bir Şarkı Dinledim Gibi Geldi

Sabahın bittiği saatler. Hastaneye yeni gelmişim. Ölüm düşündüğümden daha yakın. Çırılçıplak olup hızlı bir şekilde anjiyo ya giderken, sadece tavanda ki ışıkların birbiri ardına gidip koridor koridor, asansör asansör, koridor, şifreli cam kapılar cam kapılar, koridor ameliyat masası sıralamasında seyredilen film arasında bir eski tanıdık müzik.

– Bugün sen çok gençsin yavrum, Hayat, ümit, neşe dolu.

Cem Karaca’dan çok eski bir şarkı.

Az sonra hayatımın filmi gözlerimin önüne gelecek. Filmin müziği mi olacak.

Ya da filme bu şarkıyı duyduğum ilk yerde mi başlayacağım acaba.

Geçtiğimiz koridorları birindeki bir televizyondan mı? Bir cep telefonu müziği mi? Bir küçük radyo dan mı gelen bir sesti?

Göğsüm ağrıyor. İşin eğlenceli tarafında değilim henüz.

Eski arkadaşlarım olsa şarkıyı Mary ANN olarak değiştirmemi isterlermiydi acaba? Öyle olsa daha mı iyi olurdu onlara göre?

Tavan çok ışıklı. Yoğunlaştığım şey o sırada ağrım. Oradan beni öte tarafa bırakmazlar diye düşündüğümden ağrım. Ölümün kapısını çaldığımın farkındalığında değilim.

Ter içindeyim. Kasığımdan ağrı dışı bir çizgide bir yılan süzülüşü gibi bir duygu. Ekrana odaklaşıyoruz.

Bir sigara dumanı görüntüsü. Bir başka hareket.

VE Ağrı Bitti.

Kulağımda olmayan ama içimde devam eden şarkı.

-Doğarken ağladı insan. Bu son olsun. Bu son.

CEM KARACA – Bu Son Olsun

Tags:

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir