Bir Kalabalık

Kalabalık, yürümekte zorluk çekiyorum. İnsanlara, dokunup ilerlemek için yol istiyor öyle ilerleyebiliyorum. Hayır bir ses, bir koku değil, bir bilinmedik omuza dokunuş, dokunan yok, ama ben buralardayım diyor bir bakış bir yakalanış. Etrafıma bakınıyorum durup, tanıdık bir yüz, bir bakış, bir göz, bir gözbebeği içinde kahverengi lekesi olan, yok. Oysa biliyorum, bir ayak izi kontrolü yapabilsen basılmış bir iz üzerinde bulacağım ayağımı belki. Sergio Leone kamerası olması lazım gözlerim, saatlerce sürdü sanılan dakikalarda bütün bu alanı bütünüyle taramalı en ince noktaları beynime kazımalı ve sonra o detaylara ihtiyacım olduğunda beynimin sakladığım noktalarından bir çırpıda alıp getirip bak burada işte demeliyim. Buna bir Napoliten şarkı eşlik etmeli, öyle kıpır kıpır ettirebilmeli ararken o bakışları, bir sıcak ekmek kokusu sarar gibi olmalı, aranmalıyım açlıkla. Ama bulamıyorum işte yine omuzlara dokunup ilerliyorum ‘’ Müsaade eder misiniz.?’’ Nasıl oluyor bilmiyorum. O gün o kalabalıkta beni gördüğünü anlattığında o duyguyu bir anda kucağımda buluveriyorum. Yıllar oldu anlatalı. Yine öyle bir kalabalık cadde de, aynı yer aynı meydanda kalabalıkların yine omuzlarına dokunup ilerlemeye çalışıyorum. Bir eksik var. Evet bir eksik, o bakışın bana verdiği haberin olsun ben buralardayım duygusu yok. Şarkı kulağıma nereden gelirse gelen, ekmek kokusu onlarda yok. O duygu yok.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir