Masum içinde hiçbir şey barındırmayacak kadar masum bir soru. Aynı şekilde aynı sadelikte masum cevap. “Hayır.” Sesini duyuyor, artık korkmuyor. Hiç korkmayacak bundan sonra. Artık hiç yanlızlık duymayacak. Aç kalmayacak hiç, acıkmayacak. Ve artık günler. “Neden anlatmazsın?” “Paylaşmak istemiyorum bir parçasını bile hepsi bende kalsın paylaşınca eksilecek gibi.” Gecenin içine […]
Yaşam
İnsan ne istediğini öyle pat diye söylemez, söyleyemez ayıp mayıp diye değil birden aklına daha iyisi gelebilir diye. Ama bazı düş gibi kitaplara baktığınızda sevilen diyelim yaşlanmamak, uçmak, zaman da geri gitmek istenen şeyler gibi. Kilo almamak çok istenen bir şey, tabii ki istediğini yiyip kilo almamak. İstediğini yemek. Bir […]
“Zarar görmeyecek yerde değilim anılar hâlâ zehirli daha acıtıcı çok acı.” Şarkı bunu söylüyor tam da böyle. Zor yine de anıları özlemiş olmak. Özlemleri dile getirmek, yeniden hayata getirmek hatırlamak diğer duyguların hikayesi eskilik eskimişlikleri biraz yıpranmışlıkları. Biraz buğulu, içinde acı konuşma şimdi biraz bekle ısınsın, ılısın. Tut eli buz […]
Alın yazısı, kader alın bolca, biraz kör talih, tüh be katın Lizbon sokaklarının Beyoğlu’nun arka dar sokakları benzeri çokça karanlık sokaklarında kadın sesi biraz sert biraz korsanımsı bir şarkı söylüyor bir şey anlatıyor biraz kavuşulmamışı anlatır gibi. Portekiz denizcileri geri gelmeyi unutmuşlar, artlarından söylenilenler. Fado. Lizbon ve Coimbra ayrı gibi […]
Bir zıpla çoban yıldızına dokun. Ölü günler var, yanık geceler, tütsülenmiş akşamlar bir avuç diş kıran leblebi örneği seç. Yaralılar var ölmemiş yaşasa yaşadı denmez günler, ucu yanmış üstüne basılmış geceler, dumanı hala ciğerlerinde akşamlar. Yüreğin en derin yerine kaçmış sinmiş her seferinde bir kargaşa orada sessiz. Şehirlerin hepsi yok […]





