Yaşam

Türünün Sonuydu

Elleri kelepçeli yüreğine bağlanmış şekilde görüldü son kez. Türünün sonuydu. Baharın taze ekmek köşesi gibi dokunulmazlığını en tatlı yerini koparıp almaktı suçu. Bütün baharlardan kovulmaları ondan kabul edilmiş kaderler sırta taşınmaz yük hepsi. Belliydi öyle olacağı elinde bir fırça düşleri siliyordu, yeniden boyuyorum diyordu ama boyanmışı yoktu. Ekmek kırıntılı yemek […]

Gün Gece Olmuştu

Kumla sonradan doldurulmuş marinanın yanına yapılmış plajda neredeyse tek başına. Okyanus batı rüzgarının marinanın her ne kadar keserse yine de ensede serin rüzgar. Sabah güneşini özlemişti. Hep bir yalıyarın üstünden selamlaşılmış güneşle öğleyi biraz geçe merhaba ben geldim. – Al sabah güneşini ver geceleri pazarlığın en can alıcı olmuş ve […]

Uzat Elini Gecenin En Kuytusuna

Hayatın bu kadar kalleş olabileceği, çocukluğun gençliğin kötüyü öğrenmekle geçeceği son yarısında gırtlağını yakarcasına söylenen ağıtlar, fadolar dokununca yakan öğretilemezdi öğrendin. Kötülük tatil kentinde sarhoşlukla ayıklık uyku sersemliği, mide bulantısı arasında bir başka koyunda olsa görsen, şehrine döndüğünde gelip bir gece yarısında sırtını dönüp sinsice sokulsa hayırını olmazını şeytan kapatsa […]

Tarifi Var mı Ölümün?

Masadan kalktığında zaferi kesin kazanmıştı. Kendini dinledi biraz. Kazanmıştı, kazanmış hissetmiyordu. Hem de hiç. Boynu bükük, ezik, hele içinde bir kazanmışlık hissi yok. Masaya oturmadan önce dudağında bir gülümseme, bir yüzyıl yetecek umut, hayatı alabildiğine sevmeler, boyu geçen yapabilirimler vardı. Galibiyet yaşarken bir elenmişlik hem de öncesi olmayan. Masaya oturulmuştu. […]

Akıl ve Mantık Dışı

Bana 1 üzüm tanesi verir misiniz? Sorunca, böyle sorunca bir anda kafanızı kaldırıp nasıl da dik dik bakarsınız? Belki de biraz alaycı kafayı yemiş bakışı. Matematikle kafa arızası yapmış biraz sıyırmış biri kafanızda soruyu soran. Sayısı akla sığmayan rakamlar bir de olmayanlar. Akıl ve mantık dışı değil diyelim bunlara bile […]