Yine mi öldün çocuk? Çocuk dediğime bakma. Genç, kadın her nerede nasıl bir şekilde bir şeylere dur diyen bir şeyler de ezilen varsa sen. Perçemlerinde bir rüzgar gözünde bir ışıltı. Yine hem de yeniden. Kanına ihtiyacı var vampirlerin. Tanrının bile kulu saymadığı saymayacağı eminim buna böyle düşüneni bu kadar kan […]
“Neden yazılır? Dünya acılı olduğu için yazılır. Duygular taştığı için yazılır. İnsanın kendi zavallılığından sıyrılması çok güç bir işlemdir”. Tezer Özlü. Tam da bunun için okunur, yazılır. Bir de cam gözünü çıkarıp bir de silip başka bir yerden senin de nerede olduğunu gördüğün bir yerden bakabilmek için yazılır. Bazen bardağı […]
Alıp götürülmemişlerimle kalmak. Hep böyle hissetmek. Koltuğa kurulamamak hep ne kadar küçük ne kadar büyük olursa olsun uzanıp yatıvermen. Diz dize aynı yatakta geçirilen geceler arada ışık yılı mesafeler dokunmacasına cetvelle ölçülebilen suskunluklar sayılan. Bütün çıplaklıklar görünmez bir giyiniklik körlük dokunmazlık bozulur ütüsü. Bir sır söylenmemiş alıp gidilmemiş unutulmuş bir […]
“Burası bizim değil, bizi öldürmek isteyenlerin ülkesi”. Tezer Özlü çok uzun onlarca yıl önce söylemişti. Değişen bir şey yok o yüzden. Tabanca, tüfek, kurşun, bıçak, taş, sopa, kazma, kürek saymıyorum. Onlar da çok sayılacak kadardan bile çok olsa da. Niyetleri bizi öldürmek olanları. Niyetler kötü. İlk taşa takıldığın anda, düştüğün […]
Başına geleni başından geçeni anlatıyordu. – “Göğsümde bir ağrı ter bastı. Bizim mahalledeyiz. Az çok bilirler bizi. Oturtular. Su verdiler filan gittik hastaneye. Aynı gün üç kişi daha kalp krizi geçirmiş. Yoğun bakımda birbirimize bakıyoruz bakamıyoruz öyle göz ucu. Yoğun bakımdan sağ bir ben çıktım. Adamlar şimdi sormazlar mı? Neden […]





