Yalnızlığın Adını Koymak

Yalnızlık seçiminizdir, değildir. Sevmezsiniz, seversiniz ama yaşarsınız. Modadır, uymazsınız, ikiyüzlüdür sizinkiler, başka bir ad bulamadım bizimkiler, dostların olduklarını söylerler yoktular, yoklardılar, varmış gibiydiler, var gibi yaparlardı filan, arkadaşların, selam alıp vermekten, göz göze gelmekten sorulduğunda bir anda hatırlasa bile adını zor hatırlamışlıkları olan, tanıyan boyunu beş metre kısa pantolonlu saçları uzun varmış gibi tarif, göz rengi kırmızı tarifi bozuk, kollayabildiklerin selam vermeyerek belki de dert edip kollamadıkların, kendini kollayamadığın. Yanında olanlar, olmayanlar aynı karede çok gözüktüğün, gönlünün derinin de olanlar. Pişmemiş olsak yıllardır, kırılıp darmadağın olmak çok kolay, ama geçiveriyorsun bir göz kırpığına denk getirip görmemezlik torbasına atarak. Aşkı anlatırken yaşanmışlığın en dibinde tortusunda, yaşanmamış olmamış aşkların şarkısını söylenmesine dudak bükebilmeyi yaşamak. İçten gelen her şeye açık bir yürek. Eksikliği hep bu oluyor dünyanın güzelliğinin.

Dünya epey uzun zamandır güzel değil, içine edileli çok oluyor. İnanılacak gibi gelmiyor bilmiyorum nasıl kabul görüyor. Baba sözü gibiydi, gözü gibiydi görürdü demi söylerdi, söyleyince mi görülürdü görürdü, bilirdi, bildiğinden söylerdi yanlış değilmiş der dururum. Yalnızlığın adını böyle koyarsınız. Yalnız yaşarsınız, yalnızlığı bilirsiniz, kendi tercihinizdir, tercihiniz olduğundan sindirirsiniz, sinmesi lazımdır. Yalnızsınızdır, çayı seversiniz kalabalık içilir, kahvedir kalabalığı sevmez kahvedir önünüzde duran. Yudumlarsınız ağır ağır. Tadından yenmezliğini bilirsiniz. Kalabalığın ortasında bir kartal seçiciliğiyle binlerce metreden yakalar, bulur, süzülürsünüz üzerine alırsınız. Üzerinize siner.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir