Neden Kızdı?

Nasıl neden kızdı fark etmedim. Oturmuş koltuğa sohbetin en koyu yerinde ayaklandı. Bağırıp çağırmağa başladı.Gitmek istiyorum demiştim, alıp başımı gitmek. Çoktandır istiyordum, oraya geldi söz söyledim laf arasında. Bu şehri sevmesem diyordum. “Nereden çıktı bu şehri sevmek? Sen bu şehri sevmiyorsun ki” “Neden sevmeyeyim?” Dedim “Yıllardır bu şehirde yaşadım, neredeyse bütün anılarım burada” öyle birden kalkmasından korkmuştum ağzımın içinde yuvarlıyordum bu sözleri de, biraz da fısıltı gibi. “Bu şehirde neyin var?” dedi. “Benim diyebileceğin ne kaldı? Ne var içine edilmemiş? Ne kaldı bir ısırık alınıp bir köşeye atılmamış senin olduğunu düşündüğün? Onlarca yıl geçti hiç bir şeyin kalmadı el sürülmedik kırılmadık, pislenmedik, lekelenmedik. Hiç bir değerine saygı duymadılar bu şehri, içindekileri, anıları, güzellikleri yok ederken öyle değil mi?” Sakinleşmişti biraz oturdu yerine, gülümsedi beni korkuttuğunu anlayıp.”Senin değil artık bu şehir, geldiler, bir pamuk şekere ağlayan bir çocuk gibi bağıra bağıra ağlayıp elinden her şeyini aldılar. Daha ağlamaya devam ediyorlar bu yedikleri kaçıncı pamuk şeker. Çevreden her bakan çocuğa pamuk şeker almadığından sana kızıyor onlarda biliyor hoşlarına gidiyor sana kızıldıkça, seni gösterip bir de alay ediyorlar içlerinden.”Durdu bir süre, bir nefes aldı derince devam etti.” Git evet bu şehirden git, kalsan da gitmiş gibisin. Git ama bu şehirden bir damla bile bir şey götüreceğim deme yanında. Artık senin olan hiçbir şey yok. Elin boş git. Zaten elinde bir şey de kalmadı. Sen de biliyorsun.”

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir