Kitapların Günümüze Yansımaları

Marquez in “Kırmızı Pazartesi” bu günlere ne kadar da benziyor. Beklenin kapının önünde tam da zamanında pıt diye bitmesi. Bekleyeninde tıpkı şaşırmış gibi yapması sanki hiçbir şey bilmiyormuşçasına her şeyi bilirken en ince ayrıntısına kadar.

Alice “Harikalar diyarında” yaşar benzerini dostlar düşman düşmanlar dost bazı anlar her ikisi karıştırır dururdu ya hangisi hangisi. Onlar yaptı ben yapmadımcıların bu kadar çokluğu hayatta.

alice sular altinda

“Onca yoksulluk varken” deki mevtanın yanına öyle uzanıvermiş bir taraftan her şeyi bilen bir taraftan çocuk masumluğu ben de zaten dercesine okununca biraz daha bugünlere bakmayın öyle masum tavırlarına masum ayaklarına yatmalara. İçlerinde hep bir sızı olarak bile kalmayacak bulaşmışlık bir hinoğlu hin düşünce çıkını koyunlarında.

Piketty Kapital kitabında bahsetmeye çalıştığı yeni dünya döngüsü düzeni sermayenin nerede toplanacağı filan hepsi bir oyunu anlatmıyor mu?

Her şey insanın var olmasıyla. Bir yoklasan elini kolunu bir yoklasan varmışın yüreğin yok diyor. Her şeyin güzeli her şeyin doğrusu her şeyin varlığı yokla var mı elin kolun her şeyin yokluğu içinde her şey olan hiçbir şeyler, içinde hiçbir şey olan her şeyler . Şimdilerde öylesine sanki gidilecek başka yer varmış gibi öteki tarafa bir telaş biraz da koşarcasına yaklaşmak aman kaçmasın gibisinden.

Sylvia Plath’ın Sırça Fanus’unu kırıp paramparça etmek de var işin sonunda.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir