Kelebek Etkisi Gecenin Karanlıklarında

gozlerde-huzun

Kollarını kaldırıp yüreğinle de tamam buraya kadarmış diyerek şarkılara teslim olmak tam da şarkılar doğrultmuşken namlularını senden tarafa sana. Tutulamayan ele avuca gelmeyen gelip uçup giden çiçek yaprağı gibi rüzgara gönül vermişliği ile çekip giden sevgilerin fısıltılarını duyuverirsin şarkılar senin gibi değil sen şarkının şarkıların eline düşmüşlüğünde var olmanın olamamanın hiçliğin orta yerinde yürekte bir kıpırtı o da kelebek etkisi gecenin karanlıklarında onca fırtına.

Kör martının kalabalığı senin yalnızlığında.

Hayat hüzündür. Bu kelimelerle olmasa bile Pasternak böyle söylemişti. Hüzün hayatın içinde her yerine sinmiş vardır damarlarında dolaşır yaşamaya şans verir tadı biraz mayhoş biraz yüz buruşturucu ekşilik yağmur çiseltisinde gök hep biraz gri ruhun ferahı bu içindeki mavinin tadı büyük gürültülerdeki fısıltı. Kemanın kulağa ulaşamayan en tiz sesi ruhunu alıp götürmeye heveslendireninden hep bir şeyleri uğurlama telaşı beklenen hep gelmeyen olacak öyle kalacak.

Yağmur pencerede yudumladığın sıcak çayın şekeri bolca hüzün Eylül öylesine dolu öylesine pişkin içinde hiç bir şey olmamışçasına öyle göğsü kabarık öyle çalımlı arkasına rüzgarı yağmuru almış akşamın serinliği peşlerinde içi titriyor insanın. Bu yapılmaz.

“Hüzünden baş alamadım” demişti Özdemir Asaf.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir