Bir Sabah

Bir gürültü, uykusunun içinde sanarak devam etti uyumaya, değil. Gözlerini açtı, kapı çalıyordu gece bitmemişti, gözleri vakti gelmediğinden açılmıyordu. Gitti kapıyı açtı, içeri girdi bir telaş hep bir gün gelecek dediği gelmeyeceğine artık inandığı içeri girmişti. Bir telaş belli gözleri bir alev topu olmayı oynuyor. Gittiği gibi hiç değişmemiş yıllar geçmemiş. Uyanmamış, gözleri kepenkleri açmamış sadece tabelayı açık olarak değiştirip gelip yatmış olmalıydı. Kapı çalıyordu. Rüyasında uyanmayı yaşamış olmalıydı. Kalktı, gitti kapıyı açtı. Uzanmış bir el avucunda plastik birkaç şey, her neyse. Uzatılan şeylere baktı.

Bir Sabah

– “Çok ucuz ağabey, almaz mısın?” Yanında anlaşılamayan bir dolu cümle parçası, eldeki laylon her ne ise onlara benzer. Üst kattan gelen daha terörist yaklaşım kadar olmasa da kurşuna dizilmeleri öneriliyor, asılmaları daha insani, belki müebbet. Kapı niye kolay çarpılabiliyor yarı uyanık kafalara bir titreme. Kendine kızıyor bir iş kazası sonrası hani hadi neyse sana bir şey olmadı ya affedişi bir uyarı “ Yavaş”.

Uykuya borçlu kalkmış olabilir mi yataktan kalktığında, dönüp ödese mi? Ödeşmek için biraz daha fazla ister mi? Rüyaya yeniden, kaldığı yerden bağlanabilir miydi? Niye mutfağa? Borç çıkmadı mı? Bozulmuş okey masası şıngırtısıyla kalkılmış bir sabah. Gözleri kepenkleri altından geçecek kadar kaldırmış daha müşteri kabul edecek durumu yok. Çay söylenecek biliyor az sonra kendine hazır olmalı. Radyoda “ Kalbimi kim çalıyor? “.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir