Bir Koklayın Etrafı

Faşizm evde büyüyen yılan gibidir. İlk önce evin köşesinde bucağında kuyruğunu görür gibi olursunuz. O kadar küçük bir kuyruk sizi ne korkutur ne de gözünüze batar. Sonra bir iyilik devresi gelir. Evde ki küçük böcek sinek kaybolur gibi olur. İyi işler oluyormuş gibi gelebilir de size. Sonra evde ki fareler yok olur. Sizin yüreğinizde onunla bir dostluk kurulurmuş diye bir düşünce de oluşabilir. Ara sıra yatağınızın içinden kayıp gitse de pek aldırmazsınız.

Yılan artık kokuyordur. Önce hafif sonra ağır bir koku ile etrafınız dolmaya başlar.

Kediniz, köpeğiniz, en sonunda komşunuzun geçen sene doğan çocuğu ortadan kaybolduğunda yılan için bir şeyler yapmak üzere harekete geçersiniz. National Geographic‘deki adamlar gelip evinizi darmadağın edip, belki de yıkıp yılanı bulduklarında ilk gördüğünüz kuyruk pişmanlığınız olur. Pişmanlığınız hiç olmazsa kokuyu, o pis kokuyu, ekşi kan kokusunu aldığınız gün bile bir şeyler yapabileceğinizi bağırır. Sizi ömrünüzün sonuna kadar uyutmaz.

Bir koklayın etrafı.

Tags:

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir