Albüm

“Bach’ın Re minör Toccata ve Fügünü dinlerken bir resme bakmak, o resim gece bir çiçek tarlası olabilir ve resmi seyrederken çikolata yemek acımtırak bitter olursa bir başka güzel olur sanırım. Bu zevki biliyor olmalısınız. Bilmiyor olsanız bile bu zevkin nasıl bir şey olabileceğine dair yatak dışında benzetebileceğiniz bir ruh halini tarif edebilmelisiniz”.

Bunu söylediğinde bütün bir masadan bir gülme yükseldi, bir kahkaha tufanı değildi yine de.

bach

Kadın gülmedi, gülümsemedi bile. Ne menem bir şeydi bu anlattığı? Çikolata yeme dışında bir fikri yoktu. Bach sevmezdi. Matematik kitabıyla aynı hissi duyardı. Bir iki kere denemiş pek de uzatmadan dinleyemeyeceği kararını vermişti. Resim gece resmi olacakmış, o da pek sevdiği değildi, ışıklı aydınlık renkleri seçilen parlak renkli resimler, capcanlı resimler severdi. Çikolata ise bir başka idi. Fıstıklı, sütlü çikolata severdi, severdi tercihinin sonuncusuydu bitter, ilaç gibi acımtırak hiç tercihi değildi. Kızdı adama bu kızgınlığı ayrılırken masadan adamı görmemezlikten gelmesine, onu atlamasına, nasıl olsa karşılaşmayız, karşılaşırsak boş vere uzadı. O masa epey uzunca bir süre aklına bile gelmedi.

Sonra Moda çarşısının altında bir entelektüel plakçı vardı, o zamanlar plakçılar moda gibi uğranılacak yerlerdi. Uğrardı. Uğradı. Bir plak klasik plak çalıyordu, hoşuna gitti. Havası yerindeydi klasikliğin sordu. Orada dinledi Bach’ın Re minörünü elinde gece çekilmiş bir çiçek tarlası olan albüm kapağına bakarak. Çikolata konusu yine de sütlü olarak kaldı.

Ve adamla yine karşılaştıklarında elini sıkma konusunda hiçte cimri davranmadı.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir