Ağır Oldu Yüküm

Sahne de bir kadın Latin müziği bir parçayı söylendiği gibi çığlık çığlığa söylüyor. Biliyorum elindeki mikrofon fazla, o da farkında olmalı ki mikrofonu indirip söylüyor şarkının büyük bir kısmını. Okuduğum kitaplar getirdi beni buraya. Dinlediğim plaklar, parçalar. Mutlu olmalıyım değilim. “Gece çok geç oldu” diyorum yanımdakilere, Ben çıkıyorum. Çıkıyorum onaylamalarını beklemeden onları da istemiyorum bu gece. Bazı zamanlar olur ya hani nasıl denir kuş tüyü bile ağır gelir bedenine, bir ıslık bile ağır tonlarca ağır olur yüreğinde öyle bir gün işte. Sıkılıp hızlı adımlarla oradan uzaklaşmaya çalışıyorum. Ardımda bir soluk, benim kadar hızlı adımlar, bir soluk benim nefesimden başka bir ses.’’Bu şarkının bu kadar çirkin söylenmesine bende dayanamadım sizin gibi’’ Ağırlaştım, benle yaşıt benden biraz daha genç olabilir o zamanlar, tanıdık bir surat değil, bakışlarda yeni. Ses alışılmış değil benim için, vurguları yumuşak bir konuşma. Yanıma gelip bana eşlik etmesi için iyice yavaşlıyorum. Yüküm ağır, bir sıkıntı öyle böyle değil ama yine de böyle bir gecede yapamıyorum işte. Yıllar sonra sorduğumda “Bırakıp gitseydin ne diyebilirdim ki. Ben sen çıkıyorsun diye çıkmadım. Gece ağırdı, çekilmez olmuştu. Bunalmıştım. Şarkıyı da kötü söylüyordu belki de ben öyle hissettim” demişti. Ağır olan yükümü paylaşabilir miyim ? Diye düşünmüştüm. Dedim ya ağırdı yüküm.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir