Her türlü şeyin bir formülü vardır. Gülümsemenin, ağlamanın, bizim, sizin, ağacın, taşın, toprağın, gazın, ördeğin. Bu formülün birbirine katmanın birbirinden eksilmenin her şeyin. Başından beri formülde bir eksiğim olduğunu. Ya oda bir şey köfteye tuz koymamış olmak gibi. Acı biberli sevmiyorum da olabilir. Belki bazı şeylerde fazla. Güvercinin uçması yok […]
Yaşam
Şarkı da olan karabiber ağaçları göze kaçmış. Farkındasın olmalısın yine kalemle olan kavga. O eski travma bir dik başlılık istediklerimi yaz dediklerimi beceriksizlik belki çoğu olmuyor içine bir şeyler kaçıyor konmuş olanlar dökülüp bir yerlerde kalmış olmuyor. Sen de anlıyor olmalısın. Ay ışına bulanmış, batmış olanları bile bilirsin yazamıyor. Gemilerin […]
Beyninde ki karıncalar uyandırmıştı onu. Her zaman gelmezlerdi. Güneş gelecek az sonra karanlık kaçıyor yakala. Zaman öyleydi. Böyle saatlerde hiç olmazdı. Karıncalar beynini didikliyorlardı kim bilir ne arıyorlar bilse önlerine koyup alın ne istiyorsanız ister yiyin ister çürütüp bir köşeye atın ister alıp gidin diyecek ne aradıklarını bilse bir tek […]
“Bakma hiç yakın bile olamadık” öyle diyordu onlarca yılı devirip birlikteliği güç bela değil kolaylıka işin sonuna getirdiklerinde yüreği yaşlanmış çökmüş. Genç kadında genç bile değildi yüreği bile yaşlanmış çökmüş yine de bir hınç taşıyordu. Verilmiş onca zamanın geri ver hepsini her dakikasını yakasına yapışması gözler kıvılcım kıvılcım bir geçti […]
İnsan her şeyiyle yaşar. Bütün hücreleriyle ruhuyla bedeniyle hisleriyle akılıyla kiriyle pisliğiyle ışığıyla yaşar. İnsan demek öyle bir şey. Her türlü başına gelmişliklerle özellikle sakladıklarıyla göstermedikleriyle zaaflarıyla çürümüşlükleriyle kirlilikleriyle temizlikleriyle iyi niyetlilikleri yüreği kalbi insancıllığı hepsiyle vardır onlarla yaşar zaten onlardır. Ortaya koydukları oynadıkları olmak istediği çoklukla ne var olsun […]





