Yaşam

Yara Alan Tekneler, Korsanlar ve Kalemin Mutsuzluğu

Benim çok yazacağım yok; bilardoda Saygıner kadar topa vuramam, pek iddia da taşımam, aynı bir dolu şeyi iyi bilemem. Dünya savaşlarına meraklıyım; hikayelerine, anlatılarına… Pek tarih olarak değil, hikaye olarak daha aklım yatkın; dinlerim, okurum. Titanic batarken orkestra hala çalıyordu, dans ediyorlardı; bir efsane bile olabilir, anlatılar öyle. Savaşla ne […]

Oynanıp Adı Konmamış Oyunlar ve Yağmur Tıkırtısı

Masanın bir ucunda gözlerime bakıyordu; ağlayacak gibi dolu dolu, yaşları yine de akmıyordu. Sanki benim ağlamamı bekler bir bakış; nemli bir taraftan, “Sakın ağlama, ben de ağlarım,” yalvarışı aynı bakışlarda. Oyunun sonuna gelinmiş olmalıydı. Masada karşılıklı oturulmuş olması bir bakış atışması değil, bir hesaplaşma, zamanların bir toplama çıkarması gibiydi. Gözlerini […]

Yalan Okyanusunda Bir Tekneyle Yeniden Başlamak

Ben ben olmaktan çıkalı epey olmuş; suratıma vurmasalar iyiydi. Kendi adıma yaptıklarımın çoğunda ben yokmuşum; beni bir yerlere taşıyan algı gemilerinde, daha doğrusu vapurlarında… Daha anlamlı yolculuk gemide pek kolay olmaz, rahat batınca… Demek ki batmamış vapur o zaman; gelgit inme zahmetine bile katlanmayarak seyahatler yapıyormuşum. Zamanında “Binmeyin bu kayığa!” […]

Kötülüğün Geometrik Büyümesi

Yazmayacağım sanıyordum, yüne bir şeylere denk geldim. Kalem de benle becelleşmeyi bıraktı, “Tamam yaz gitsin,” kalem hadi derse durulur mu? O önden, ben peşinden yazıp duracağız; boşuna mürekkep, kağıt israfı… Yola koyulalım biz yine; israf israf sakınacak durumda değiliz zaten. Üstünde “tükenmez” yazıyor, tükenir… Söylemiyorum, pek dillendirmiyorum; sıcak su torbasının […]

Masal Olmuşluğa Bile Evrilmemiş Hayaller

Artık radyolarda, bir yerlerde çalınmayan bir şarkıda, bir şarkının içinde unutmuş olmalısın beni. Şarkı olmayınca aklının bir yerine bile sıkıştırmadığın benim sana nasıl dokunacağım; senin “Bu sensin,” diyebileceği bir yerde kalmıyor. Depresyona çok yakın, sırf arada zamansal aralık kalmış bir kafanın seni araması… O da pek mümkün değil bu sıralar. […]