Yaşam

Şimdi Elimden Bir Kaza Çıkacak

Amigdala dolu, daha da doluyor itiş takış yer yok bazılar tekme tokat dışarı. Hani bura neyse bitti bitecek. Yarısı öte taraf korkusu, bilinmeyene. Geçerken ayağına basılmış biri fark etmeden seni affetmiyorum derse, hani yarısı bundan. Pek boş yerde yok gibi, kalmamış olmalı, olsa bazıları niye dışarı öyle istenmeyen adam misali […]

Fil Sessizliği

Fil sessizliği, ayak izi bırakmadan kar üstünde. Gecenin ışığı, beyaz bembeyaz fazladan yakılmış elmaslar, kristal kırığı aydınlık. Adımlar yavaş usulca konan sokulmaca. – “Çay alır mısın?”. Bir baş sallaması evet olmalı, sıcak iyi gelir. Parmak uçları kulak tıkanması bir şeyleri duymuyor. Kulaklar dışarı da unutulmuşluğun katılığı dokun kırılsın. Balkanlardan kalk […]

Şimdi Ellerini Kaldır Başının Ustüne

Çatılar çökerten kar tanesi tarifi. Gece yarıları güneş giderken birikmeye başlayan çatırdatan kalabalığı. Sabaha daha çok var, ışıklar saklanmış alabildiğine önüm arkam sobe. Üşüme yokuşunda patinaj yalnızlık bir el atılsa hadi bi gayret, bi daha. Elinde kahve fincanı, sohbet tadında koridor fırçası gülümsemeli, gözler ateş saçıyor. Özlemiş olmalı, hadi gülümse. […]

Babam Ana Kuzusuymuş

Bir mezar taşı sessizliği, mezar taşı bağırır, çağırır, bir parmak kıvrımı kapalı avuç işaret parmağı gel gel. Bir cinnetlik işi var, yeni laflardan. – “Babam ana kuzusuymuş.”   İçinden gelmiş, bir Çerkez şarkısı hoyratlığında ortaya fırlamış bir laf. Yakıştı mı şimdi. İçinde ne kadar masum tez saklıyor olmalı. Ezilmiş, yok […]

Güneş Onu Ziyarete Gitmiş Olabilir

Güneş çok mu kovalandı kaçmış bir yerlere karanlık bir in belki de. Rüzgar kovalamış olabilir, arıyor her köşeye bakıyor. Cam kıyısı oturuş, bir sütlü kahve yanı. Sıcak süte tür kahvesi katılmış sütlü kahvelerden. Geniş pervazında oturulmuş cam kenarı tadı, bir de kakao vardı sıcak, çocukluk. Buğulu camlara çizilmiş bu günler […]