Bir uzanan el, daha önce hiç olmamış ”Bir duble gece içine bolca yalnızlık, biraz kırmızılık versin tesadüf, cüruluğunu alsın birkaç tutam unutkanlık adını sen koy ne bombası?”. Gecelere akşamı bitirirken böyle başlamak. “Bakıyorum zayıflamışsın”. Bakma o zaman. Çok uzun bir süreci olmalıydı. “Neden?”. Hayata öyle uzun bir hazırlık sürecinde mi […]
Yaşam
Yağmur yağıyordu, dinmeyecek gibi ıslanıyorlardı, dinmiyordu. Yağmıyor dercesine ağır, küçük bitmesin adımlarıyla uzatılmış bir yolu yürüyorlardı. Birbirinin hayatlarına dokunmuşlardı o zamana kadar. Girmeyi hiç hesaplamamışlardı. Islanıyorlardı, ortaklıkları gökyüzünden inen damlaların kendilerine düşen payına katlanmalarıydı o kadar. En çok istedikleri şeyi yapsalar, yapsa ıslanmanın dışında, elini tutsa hayatına girse, girince daha […]
Geceyi bitirmiş olmalı, bitmemiş. Bir uyku hasreti, bitirmemenin geceyi uzatan bir takılma. Müzik bile geceden of baş ağrısı birde. Bir yerlere saklanmış uyku, perişan üstüne nasıl geçirilmiş çözülemeyen bir pijama ne nereden çıkıyor bu kadar bilmece baş ağrısı of. Surat aynaya bakıp korkulacak göz altları topak, başka renk. Kafayla mide […]
Uzayı anlatırlar yamru yumru bir yerlerde patates kılıklı birikmişlikler. Hesap kitap yapıp böyle olmalı diyorlar yüksek en yüksek matematikçiler. Ben yüksekten korkarım. Hayat yamru yumru bir şeydir, düz hiç değildir. İçi boş Pazartesi’ler, gidilmesi gereken işler, okullar, dahası yatılması uyunması gereken hem de ne güzel olur beş dakika daha diye […]
Mutluluğu istemenin, mutluluğun hep bir boğazımızda kalma ihtimali vardır. Çoktur da diyebiliriz. Nereden duydum belki de okudum doğru yanlış nasıl neye dayanarak böyle bir çıkarım yapmışlardı onu da bilmiyorum. Kopenhag merkezli daireler çizin, gittikçe büyüyen daireler. Merkezden ne kadar uzaktaysan o kadar çok mutsuz hissediyorsun. Bir tv programı olabilir. Belki […]





