Bu sefer sadece bu sefer. Her şey kırılıp dökülmeden sararıp solmadan yıkılmadan dökülmeden. Şairlerin daha içleri yanıp kaleme sarılmadan yani. Önce şairler mi tutuşur? Yoksa her şey yanıp kül olduktan sonra herkes dilini tutar bir tek şairler mi yazar konuşur? Hangisi? Güneş bir gün olsa vazgeçse doğmasa hani korkarsın ya […]
Şimdi tam sırası söylediğimi. Hiç sana böyle şeyler söylemedim böyle teklifler etmedim. Bu sefer bu gün işte. Ayağın denizin kumuna suyuna değdiği gün yüreğin daha güzel serinlemişken. Eline al bardağını bu gece. Yıldızlar binlerceleri hazır birazdan. Bu gece binlerce yıldız belki de sırf senin için kayacak kayıyor dileklerinin olması […]
Yaz erik nasıl ayıklanır? Çekirdeği nasıl çıkarılır? Al sana biraz daha ilginci dünya durdu fark ettin mi? Bir andan uzun. Hıdır Ellez’ de beklenir ya o andan. Altmış. Elli dokuz bir altmış bir artı bir. Otobüs dolusu kokarca sabahın köründe tıkış tıkış nasıl hepsi bir arada? Bütün otobüsler kokarca sürüsü […]
Okumak çok tehlikeli olmaya başladı epeydir. Okurken tam yokuş aşağı hızını almışsın yolun ortasında karşıdan gelen -dışarıdan gelen ses – filan da yok arka koltukta belki bir şarkı arada birbirinize bildik aynı şeyleri başka ruh halleriyle anlatıp giderken bir mayın kelime o da yetmedi en büyüğünden en irisi en göz […]
Şair mahur besteyi dinlediğinde ağlarmış, yanında Müjgan. O da ağlarmış. Birlikte ağlarlarmış. Şimdilerde mahur bestenin çok fazla çalındığı yok. Müjganlarda yok büyük ihtimalle mahur bestede ağlayan. Şairlerde mahur bestelere ağladıklarına dem vurup şiirler yazmıyorlar. Şimdilerde şiirlerde yaslar öyle mahur bestelik filan değil. Onlarcalık olmazsa iki satır bile yazılamıyor gibi öyle […]





