Güneşten gölgeye kaçılır, öyle biliriz. Testiyi güneşe koymayı karpuzu güneşe bırakmayı öyle soğurlar öyle derler öyle de olur. Güneşe bırak soğusun. Buzdolabının çalışması da ısıyla. Çivi çiviyi söker. Bir şeyleri yapmanın başarmanın yolu niyetten istemekten geçer. Aşkın en belirgin tarifi de buna benziyor. İstemeden olmuyor bir şeyler. Hayatı yaşarken tadında […]
İnsanın hayatı olacak şeylerden çok olmayacak şeylerin olmasından geliyormuş gibi. Öyle olmayacak şey arka arkaya sıralanıp geliyor ki. Başkalarına sorulmuyor hiç olmayacak şeylerin olmasına öyle alışılmış ki öyle kanıksanmış ki şaşırmanız bile yadırganır olmuş. Bir tek istisnası var gibi o da şimdilik. Ölülerin dirilmesi. Televizyon dizilerinde filan ona da alıştırılmış […]
Gece hep bir sessizliğin koynuna girercesine bir sokulurcasına ışıklardan kaçarcasına soluğun sesini dinlercesine kıpırtısız aslan ilerleyişinde parmak ucuna basarak gelir. Hep öyle gelir denilince istisnası az olduğundan hep. Yalnızlıkla beraber geldiğinde tutamadığında yalnızlığın fazla kaçırmışlığını dizginleyemediğinde yalnızlığın çıldırmışlığını katıldığında istemeden kerhen de olsa şarkısına biraz yaygın biraz nefessiz biraz küsülmüşünden […]
Bu da ne bee. Arap sabunu mu kullanıyorsun? Cildime iyi geliyor. Hey yaa. Sanki yarışma programındayız (Dönüp elindeki raketi dolabın göremediği yerlerinde dolaştırır. Bir şeyleri kırıp döker) Merak etme (Raketi banyoda dolaştırır. Sonunda Banyodan çıkar. Annie yatağın köşesine oturmuştur) Öldürdüm. İkisini de geberttim. Nee ne oldu yine? ( Annie eli […]
Günün konusu mu pek bilemem. Kayakla yüksek atlama nefis, Fransa bisiklet turu çok güzel borsa hiçbir şey olmamış küçücük bir olaymış bir tırnak kesme durumu gibi döviz yine öyle. Boyacılar sistireciler, elektrikçiler ayrı bir yalana dolanıyorlar hiç doğru konuşamaz mı bunlar. Hep bir üç kağıt durumu Napoli yi geçtik gibi […]





