Kalemle Lafla Sözle

Kalemin ucundan dilin ucundan o da yetmiyor beyninden düşüncelerinden kan damlıyor. Bir kurt misali kurt da değil bir sinek misali ölünce öldürünce lavraların bırakılacağı hemen anında bırakılacağı üşüşmelerden az önce. Kırılıp dökülüp öldürülmüşlükler kalemle lafla sözle. Eminim bunca kan damlayan onca lafa lekesi bile değmeden lekesini bile görmeden. Zannedersin ki […]

Sonlar Hep Senin Olsun

En çok olan son zamanlarda daha çok yalanlara sığınmak onlara inanır olmak onu içtenleştirip onu yaşamak. Sanki başka başkaları yapar olmuş hiç olmamışlıkları olanları mutfakta biri mi var şaşkınlığı bir de o şaşkınlığı oynamak oynarken içselleştirip yaşar olmak. Şarkılarda şiirlerde yazılır bazı öyle olur zannedilir şarkılarda hissedilir. Ben yapmadım ben […]

Sen Gölgelerde Gölge Olsan

Bir anda bütün kalemleri tutsalar kalemler bitse yazmaz olsalar bütün diller bir anda konuşmadan dursa her şey bir sessizlik bir dolu yokluk. Kitapların bütün satırları silinse yazdıklarımızda. Ben neymişim? Sen neymişsin kaybolsa. Bütün aşklara sevgilere kilit vurulsa. Sıkılsan düşlerden kımıltılardan sessizlik seslerinden sıkılsan bir an için kaçmak istesen ışığına kimse […]

Kitapların Günümüze Yansımaları

Marquez in “Kırmızı Pazartesi” bu günlere ne kadar da benziyor. Beklenin kapının önünde tam da zamanında pıt diye bitmesi. Bekleyeninde tıpkı şaşırmış gibi yapması sanki hiçbir şey bilmiyormuşçasına her şeyi bilirken en ince ayrıntısına kadar. Alice “Harikalar diyarında” yaşar benzerini dostlar düşman düşmanlar dost bazı anlar her ikisi karıştırır dururdu […]

İçinde Binlerce Kara Bulut

Saatler hayatın zamanını ölçmez. Bunu bilir bunu söylerim. Bazı zamanlar koşar her şeyi geçer bazı zamanlar öyle elinden tutulup çekilen çekilmez çocuklar vardır kucağına alınamayacak kadar büyük bacaksız illa gitmem gelmeyeceğim hem gücünüzü kapar götürür hem beynimizi o da yetmez elinizden şöyle olmaz ya çıktı çıkacak hiç istemediğiniz hani lazım […]