Yaprakları Boyasak Olur mu?
Bütün yaşananlar hep bir başka hiç yok olmayacak hiç gitmeyecek gibi olanların bir önceki gibi birden toptan gidişidir. Onca kabadayılığı bir son nefes bir küçük çırpınış bir soluksuzluk ben gelmiyorum…
Bütün yaşananlar hep bir başka hiç yok olmayacak hiç gitmeyecek gibi olanların bir önceki gibi birden toptan gidişidir. Onca kabadayılığı bir son nefes bir küçük çırpınış bir soluksuzluk ben gelmiyorum…
Tarafımdan sabaha kadar dinlendi içinde keder ve yalnızlık olan bütün bir şarkı. Şarkının adı önemli değil içinde zaten sende yoksun. Zamanın bir yerinde düştün mü? Kaçtın mı? Sıkılıp kalkıp gittin…
Bu kadar sakin içten pazarlıklı alaylı bakışlı olup eli belinde ayakta duruyordu. Hiçbir şeyi bu kadar yadırgamamıştım. Beynime kazımamıştım. O güne kadar. Bu kadar yırtarcasına bu kadar avuçlarcasına gözlerde bu…
İki adamın bir adanın kıyısında hayatı bir başka öğrenmelerinin dansıdır Zorba. Yaptıkları danstır. Başarısızlıklarına kayıplara acıtması gerekenlere gülme. Orkideye iyi davranmadın mı? Küser mi? Belki. Ben buradayım sendromu bir başka…
İlahi komedya ya günahlar cehennemler erdem ileri gidin canınızı sessizlikte olmadı gürültünün tam orta yerinde fırtınada daha çok göğün size karşı olduğu anda elinde ne varsa hepsini üstünüze yaparken. Tam…
Bilmiyordum öğreniyorum öğreneceğim. Deliriyorum diye bas bas bağırdığı sıralar tabii yürek hop hop ederken hopp deyip sıkıştırırken tam da adı yakınmış deliriyorum diye. Şaka şaka. Var öyle bir hastalık doğru.…
Her türlü şeyin bir formülü vardır. Gülümsemenin, ağlamanın, bizim, sizin, ağacın, taşın, toprağın, gazın, ördeğin. Bu formülün birbirine katmanın birbirinden eksilmenin her şeyin. Başından beri formülde bir eksiğim olduğunu. Ya…
Şarkı da olan karabiber ağaçları göze kaçmış. Farkındasın olmalısın yine kalemle olan kavga. O eski travma bir dik başlılık istediklerimi yaz dediklerimi beceriksizlik belki çoğu olmuyor içine bir şeyler kaçıyor…
Beyninde ki karıncalar uyandırmıştı onu. Her zaman gelmezlerdi. Güneş gelecek az sonra karanlık kaçıyor yakala. Zaman öyleydi. Böyle saatlerde hiç olmazdı. Karıncalar beynini didikliyorlardı kim bilir ne arıyorlar bilse önlerine…
“Bakma hiç yakın bile olamadık” öyle diyordu onlarca yılı devirip birlikteliği güç bela değil kolaylıka işin sonuna getirdiklerinde yüreği yaşlanmış çökmüş. Genç kadında genç bile değildi yüreği bile yaşlanmış çökmüş…