Kafamı Yeni Baştan Restore Etmeliyim

Bırakmıyorlar bir güzelliğe teşni olmaya, bir ruhu rahatlatmaya, bir zincirlerden prangalardan kurtulmaya; iyi şeyler düşünmek için hiç olmazsa beynin bir yerini… Hani “Arkada yer var, arkaya geçelim,” der ya belediye otobüs şoförü; öyle bir boş yer bulup, belki boşaltıp birazını… “İnecek var,” hani daha fazla gitmesin, burada bırakalım; bizimle o […]

Can Sıkıntısı Burada Başlıyor

Çok çabuk girilmiş bunalımlar sarmallarının, rengarenk sarmalların toplumu olduk, oluyoruz, öyle yaşıyoruz. Öyle değil miyiz? Hak vermiyorsunuz; vermeyin. Ne yaşadığımıza bir ad, bir durum değerlendirmesi yapmıyorsak, yapamıyorsak; “Ben neyim, sen nesin?” bulamıyorsak… Sinema salonunda olan yer göstericiler de yok, yerlerimizi. Bize bakıp bizi gözleyen, biz gibi olmak isteyen, belki “En […]

Ona Hiç İyilik Yaptım mı?

Bir anıya takılıp gitme hali dilime çok gelir; anlatmam, kalır içimde öylesi bir anı. Yıl seksen sonu; seksenlerin sonu değil, seksen yılının sonları. Genciz; haber ajansının içinde “haber” diye kıvranır haldeyiz. Haber çok var, yazılacak haber az. Bizlerle beraber, gençlerle beraber gelip çalışan bir ağabeyimiz var; aynı zamanda bir Kıbrıs […]

Beni O Zaman Seveceksin

Bir Müslüm Gürses şarkısına ihtiyacım var. İçimden bir şeyleri kanatarak atmam için; belki, belki biraz yara kurtulsun mikrobundan kanayarak… Belki, belkiler hep fazla; say say bitmez. Oysa başka türlü başlamak niyeti hep vardı, var. İçine atmak, sonra haraç mezat satarım; kapı önüne çıkarmak, beklemek yağmur altı biraz da. Bir kumar […]

Korkular Yumağı ve Hayat

Aramızda kalsın; böyle şeyler hep yaşanır, başa gelir, anlatılmaz, saklanır. Yanlış bir şeyler yemişsiniz, yanlış bir yerlere dokunup ellerinizi yıkamamışsınız… Hepsini yapmışsınız yine de denk durmamış mideniz, bağırsaklarınız; ortalık bir yerlerde eller yukarı teslim almış sizi. Yetişememişsiniz, kaçırıvermişsiniz; az bir miktar olmamıştır ya, oldu farz edin. Kimse fark etmeden, hani […]