RedKit ve Rintintin Gibi Düşünmenin Hikayesi

Hava soğuk bana göre tabii, güneş ortalıkta yok. Kafa başka türlü bir çalışma temposunda başlıyor; şöyle böyle, şu neydi, bu nasıldı… Mekanik pek parlak değil, kimya hiç değil. Soba bile zor yakar halde; “yanmaz artık” dedikten saatler sonra alev alması da bilmemenin kanıtı gibi. Olmaz dediklerin olması, olur dediklerin olmaması; […]

Yarın Bayram Yağmur Müzik ve İçimizde Kalanlar

Yarın bayram. Eski bayramlar diyeceğiz bir çoğumuz. Bir rüyayı yeniden görebilmek için uykuya yatmak. Öyle bir istekle yatağa girmek, öyle bir istekte bulunmak, bir daha yeniden en başından olmasa bile başlara yakın bir yerlerden pişmanlıkları yerden almak, yerini üfleyip el yordamı bir çabuk, hemen fark edilmeden bir çırpıda temizlemek, temizleyebilmek. […]

Toplumun Yazılmamış Kuralları Güç Kimin Elinde

Başka bir dünya, başka bir yapı var mı, olabilir mi? Tabii ki kurulu kuralları olan bu dünyaya ait, çok eskiden beri konmamış kuralları daha çok işleyen, bu dünyadan başka biri diye soruyorum. Her gün bakınca kuralları az çok var olan, uyuluyor gibi yaşadığımız bir dünyamız var, hep öyle yaşıyoruz, yaşıyormuş […]

İnsan Zihni Neden Susmaz?

Sabah yine karanlık, bana göre erkenciyim. Benimle yemek yemesi çok zor. Bir kaptırıyorum, karşıda oturan bir şaşkın; çatal, kaşık, bıçak, kendimi koyuvermiş bir halde. Gel de yemek ye karşımda, farkında bile değilim. Kafa bir şeylere takılmış, takıldığı yetmemiş, bir de takip; acaba diye başlayan, sonrası yokuş aşağı kaptırılmış. Gece bir […]

Tarihten Günümüze Suç ve Güç

Acı olduğu kadar dinlenmesi, yazılması zor bir hikayedir. Suç ve suçlu ile çok ilintili olmayan bir yerden bunu anlatmamak yine de Robert François Damiens’e 2 Mart 1757’de neler yapıldığı şimdi bile yazılması insana çok acı verir, sırf o yüzden. Kerpetenle çekilen organlar, onların yerine sıcak kurşun dökülmesi, atlara çekilerek parça […]