Bazı zamanlar dışarıdan bakınca başladığımız yerde durduğumuzu, bir damla ileriye gidemediğimizi, gidemediğimi görürüz. Aynı kısır döngü, bir şeyleri düzeltememe hali… Aynı şeyleri dile dolamışlık, bir hüzün, bir şeylerin olmayışına oralarda dolanma, oralarda kalma… Dışarıya çıkıp bakmadan görülmesi zor bir gayretkeşlik… “Yazdim çizdim o kadar, söyledim beni dinlemiyorlar,” yorgunluğu… Yorgunluğun getirdiği […]
Yalnızlığımla kimseyi kıyaslamayacağım; büyük küçük bakmayacağım, benim o kadar. Kimseyle kıyaslanacak hiçbir şeyim yok; hepsinde kıyas tanımaz bir halde eksiğim, gediğim… Biliyorum, bilmek bana yetiyor. Sadece yalnızlığım diğerlerinden değil; armut, elma toplaması gibi bir şey benimki. Bana özel; ne armut ne elma, benim, sadece benim… Bir şeyleri bir şeylerle, birileriyle […]
Bir şarkı sözü sizi taşır geçmişe; şarkı da eskidir, söyleyen sanatçı eski, şair o da eski… Birinden biri gider; kendi kendisine artık seninle devam etmez olmuştur, devam eder. Yağmuru anlatır, Eylül’ü anlatır; bir gülüşün izini ararsın satır aralarında, anılarda. Anlattığı senin olan değildir; sende bıraktığıdır. O sıralar yüreğine açtığı yaradır; […]
Şimdi yazacaklarım; bu kafanın düşünülmesi en gereksiz, “Ya öyleyse?”si en uzak bir yerde dolaşırken, aynı konuyu fizik dünyası içinde, bu kafadan da daha bir halde hesabı kitabıyla arayıp bulmaya çalıştıkları konular oldukları bir durumdur. Baştan söyleyeyim; öyle katı, sıvı, gaz ilkokul öğretisinden bile uzak kalmışlıklar… Eve giren plazmanın nasıl bir […]
Radyoyu açıyorsun; seni eskiye götürecek bir zaman aracı kulağına geliyor, taşınıyorsun sabahın köründe… Beğenilmek nasıl bir duygu? Ne zaman fark ediyorsun artık beğenilmek sana dert olmadığı anlarda… Şarkı seni beğenilmek için tutuştuğun zamanlara götürdü. Oralarda onun gibi, şunun gibi, bunun gibi olma gayretiyle; “Şöyle yaparsam şöyle, böyle yaparsam böyle olurum; […]





