Sabahın köründe kalem elimi tutmuş, bir yerlere götürmeye çalışıyor. İçbirlikçisi müzik, o da destekliyor; “Git kıyıya, ne varsa anlat anlatacağını,” coşturmacası. Şarkı sözlerini bir süre unut, notalara takıl; dalgaların şipırtısı eşlik etsin. Sen olmadığını hatırla; kum ol, taş ol, bitki ol… Kimsenin seni koparmadığı, kopartamadığı bir yer seç kendine. Yer […]
Pat diye orta yerden girilen bir konu bu anlatacaklarım. Pek ilgi duyulacağını da beklemiyorum. Olgunlaşmamış meyvelerin yaptığı karın ağrısı; dert bile edilecek durumu yok, bahar olur öyle şeyler. Evet, bu insan olunca; daha doğrusu kendisini birilerinin anlattığı, beğendiğim mağara çağında kalmış kafasıyla yaşarken kıyafet giydi, yedi, içti diyerek kabul görmüşlüğü […]
Eğitim niye vardır? Eğitim pratikte kapitalistler ve emperyalistler için (bunu pek “sosyalistim” deyip olmayanları da katalım) raydan, yoldan çıkmayacak, çıkmayan birey yetiştirmektir. Tanım pek kolay kabul edilir gelmese de eğitim nerede olursa olsun bu düzene sokulur. Aklın çok kullanılmasına el vermez durum sağlanır; düzen öyle kurulur. Oysa eğitimin amacı pek […]
Giro başladı. Bisikletin üç büyük yarışından biri, Giro d’Italia Bisiklet Turu, Bulgaristan’da başladı. Ve Giro, ilk iki gün oluşan kazalar sonrasında neredeyse heyecanının tamamını Bulgaristan’a bırakıp seyredilmez, seyredilse bile zevk vermez hale büründü. Jonas Vingegaard hariç neredeyse “yarış kazanır” denilecek bir dolu yarışçının devre dışı kaldığı; olanların da takım arkadaşlarını […]
Neden bunca çaban? Ne kazancın var? Beğenilmek… O da değil. Beş benzemezli bir kafa… Sende niye zorluyorsun bir şeyleri? Neden seni huzursuz eden ne varsa sende kalsa? O kadar soru, o kadar sorgulama sadece senin olsa… Bir yerlere, bir şeylere, özellikle “insan” denen makinanın bir yerlerine çomak sokmasan mecazen; yoksa […]





