En Büyük Tuzak: “Ben Herkesten Akıllıyım”

Hayatın en güzel, en rahat yaşanır hâli, bunu bir başkasına söylemeye bile gerek duymadan, “Ben aptalım” durumunu kabullenebilmektir. Yapay zekâ bile sana bir şeyler kakalamaya çalışıyorsa ve sen bunu fark edip kabul ediyorsan, bunda hiçbir mahsur yoktur. Bu, aptal olduğun anlamına gelmez. Tam tersine, çoğu zaman bu kabulleniş seni korur. […]

Şapkanın Altındaki İhanet

Yeşşe şepkemin altındayım. Bir zamanlar çok iyi bir espriydi bu. O zamandan bugünü anlatan bir söyleme dönüşmesi ise daha da ilginç. Şimdilerde öyle hafife alınacak bir durum değil. Kelli felli görünümüyle “adam gibi” konuşsa dinlenecek olanlar bile, bir anda sana başka bir sıfat yapıştırabiliyor. Dost da desen, başka bir şey […]

Eksiklik Böyle Bir Şeymiş Meğer

Elinde bir eksiklik var uzun zamandır. Vazgeçilmişlerden oluşan bir demet gibi, yokluğu hissedilen bir şey. Bu eksiklik yalnızca senin tercihin değil. Sensizliği seçmiş olanların da payı var. Eksik dediğin şey, aslında herkesin elinde başka başka şekillerde duruyor. Cümleler bu kadar eğri büğrü olmamalı diyenler çıkar. Düzeltelim, öyle var edelim derler. […]

Gidilecek Yeri Abartınca Vardığın Yeri Tanıyamazsın

Başladığınızda gidilecek yer dediğiniz noktaya vardığınızda, orada olmanın artık bir önemi kalmamış olabilir. Hatta orada olduğunuzu fark etmeyebilirsiniz. Belki de oranın gidilecek yer olduğunu anlayamıyorsunuzdur. Ya da gidilecek yeri gözünüzde fazla büyüttüğünüz için vardığınız yeri onunla bağdaştıramamışsınızdır. Aslında ayağa kalkıp bir yere ulaşmak gibi net bir amaç olmasa bile, insan […]

İlham Gelmeyince Kalem de Susuyor

Bunalttı beni bu yağmur. Dizi izlemek bile bazen zevk vermiyor artık. Oysa bilirsin, ben yağmuru çok severim. Sen gelecek olurdun, beklerdim. Yağmuru seyrederken zaman daha çabuk geçerdi. Koltuğumun altında kuş saklamışım gibi bir pırpır olurdu içimde. Korkmazdım. Aksine, iyi gelirdi o pırpır. Sen gelince seni dinlerdim en çok. Yağmuru sevsen […]