Kendine Kendin Olma Dersi

Neden bunca çaban? Ne kazancın var? Beğenilmek… O da değil. Beş benzemezli bir kafa… Sende niye zorluyorsun bir şeyleri? Neden seni huzursuz eden ne varsa sende kalsa? O kadar soru, o kadar sorgulama sadece senin olsa… Bir yerlere, bir şeylere, özellikle “insan” denen makinanın bir yerlerine çomak sokmasan mecazen; yoksa […]

Anne Terliği Eğitmesinden Kirli Dünyaya

Yine aynı yere geliveriyoruz; dünyayı seviyoruz, o başka bir yerlerde temiz olsun, temiz dursun… Beş dakika “anne terliği” eğitmesi, “Yeni sildim basma!” bağırtısı… Hemen kirleniveriyor; daha temiz olduğunu görmeden, mürüvveti aranır gibi “Bir denk dur, bir yerinde dur,” yalvarması bizimkisi. Hani eskiden “yaramaz” derlerdi, şimdilerde “afilli” kelimeler türetilmiş çocuğa; aynı, […]

Bulaşmışlık Döngüsü ve Kötülüğün Genetiği

Bana kalırsa  (ki kalmış gibi) kötülük genetik değil, virütik bir yapıdır. İyilik genetik özellikler hep taşır; babadan oğula, babadan kıza, anneden kıza, oğula… Çok fazla aktarması olan, benzerliği fazla olan bir durumdur; dededen toruna, nineden toruna bile gözlemlenen durumlar olur. Kötülüğün virütik olması; ortamdan çok çabuk kapılabilir yapısından ve eğer […]

Yolun Yarısı ve Kaybolmanın Kolaylığı

Yürümekten yorgun bacaklar, gözler… Ne düşündüğünü anlatabilir bir halde aynı yerde duruyor olmak, aynı yerde dönüyor olmak; nefes almak, nefessiz kalmaktan korkmak… Ya olursa, ya varsa, ya korkular? Hepsi bir şeyleri bitirmek için varlar. Onların varlığı bitmeyi getiriyor bile olabilir. Bitmez, bitmez; içinde bitmenin var olduğunun korkusu, kelimenin. Yola çıkılmış […]

Sonsuz Küçükten Sonsuz Büyüğe: Beynin Sınırları

Sonsuz, ne kadar alakasız bir sözcük. İçinde barındırdığı kavramı bile beynimiz bir yere kadar, o da tarifte ne varsa ondan bir sonrası algısı, anlıyor. Ne ile tarif edilirse az kalıyor, çok kalıyor; yokluğunu bile bir yerlere sığdıramıyoruz. Sonsuz küçük… Elimizde ne varsa, mm mesela… Yine elimizde ne kadar sıfır varsa […]