Sarı öküz hayatın önemli bir yerinde defalarca karşımıza gelir; veririz, vermeyiz… Genelde verdikten sonra onun sarı öküz, çok sonraları onun sarı öküz olduğunu görür, anlarız. Verilmiş çok sayıda sarı öküzümüz, sürüyle sarı öküzümüzün olduğunu fark ederiz. Sarı öküz, kaybetmeye başlamanın bir söylemidir. Bir yerde direnilmesi gereken anda, “Hayır,” denilecek, denilmesi […]
Artık radyolarda, bir yerlerde çalınmayan bir şarkıda, bir şarkının içinde unutmuş olmalısın beni. Şarkı olmayınca aklının bir yerine bile sıkıştırmadığın benim sana nasıl dokunacağım; senin “Bu sensin,” diyebileceği bir yerde kalmıyor. Depresyona çok yakın, sırf arada zamansal aralık kalmış bir kafanın seni araması… O da pek mümkün değil bu sıralar. […]
Sadece kısacık bir esmesiyle bile nasıl bir karmaşa rüzgarın yaptığına bak. Amapola bir yerlerde çalıyor… Bir yerlerde, bir yerlere, taş aralarına, yüzlerin kıvrımlarına, seslerin namelerinin küçük fısıltılarına onca yüklenmiş; “Gelin alın,” beklemesinde, anıları alıp getiriyor. Oysa biliyorsun, hiç hak etmemiş onca; yine de taşınmış beraberliğine, alışılmış… Sadece “Burada güzel duruyor, […]
Hayatın inişi yokuşu… Çok gençken yokuş umruna bile gelmiyor; yaş alınca birazcık yokuşları, tepeleri, dağ inişleri vadi sayıp geçtiğin her adımı sayıyorsun. Yaş almak böyle bir saplantıyı yanında getiriyor olmalı. Bir de aklında olanı bir tutabilsen, yerinde dursa; herşeyi o kadar dert etmeyeceksin. Hep yapamadıkların aklında gibi; hepsini hatırlasan, yine […]
Bundan önce defalarca yaptığımız gibi yapalım; dünyaya bakacağız ya, yine yerimizi değiştirelim. Hiç bakmadığımız bir yere, gözümüzün alışmadığı bir başka bakışa bağlanıp oradan bakalım; ne görünüyor, ne görüyorum, görüyoruz oradan bakınca. Çok fazla değişmişlik yok gibi. Dünya siyasetini en çok yönlendiren, ilham alınan kişisi büyük olasılıkla masal ustası Andersen’dir. Başka […]





