Benzinliğe giriyorsun, depoyu fulluyorsun; ne zevk değil mi? Çıkıyorsun, dolaşıyorsun keyfince; gösterge kırmızı yanıp sönmeye başlıyor. Orada devreye kuantum giriyor; hoop geri, tam da depoyu doldurup benzinlikten çıkarken anına, üstelik ful depo. Haydi yeni baştan dolaş dur. Kuantum mekaniği ile uğraşanlar bunu dalga geçmiyorum, gerçek fizikte yani. Demem o ki, […]
Hadi yeni baştan toplanın aynı masanın etrafına, ben yokum, ben yokum gibi davranın; ardımdan pek fazla laf etmeyin, duyarsam, hissedersem alınırım. Pek öyle sevmeden seviyor gibi yapmayın; biliyorum, öyle içinizden gelmeden el yordamıyla yapar gibi yapmaları gözümden kaçmaz demiyorum, pek dikkatli biri değilim, gözüme takılırsa görürüm. İşte o zaman hin […]
En çok sevgi denen o illetin başa iş açması sinir bırakmıyor insanda ve bende. Çok sevdiğimden yaptım, en ufağı çok gücüme gidiyor. Bakmayın, pek üstün fikirleri olan biri olmadığımı ben de biliyorum. Sevginin ne olduğunu az çok bilirim yine de. Çok sevilen biri olmamak, sevgiyi bilmemeyi getirmez. Sevgi öyle ağaçtan […]
Hep aklımda bir denk düşürsem, vakit bulsam, kahrolasılığı da bir kenara bıraksam şu kimsenin sormadığı soruyu sorsam; önce kendime, sonra elaleme. Olmuyor, yine önce ben cevap veremiyorum. Diğerleri daha sonra, onlar da cevap verememe hakkını kullanacaklar. Niye ben, niye biz? Soru basit, hesap kitap ortada. Başıma gelenler onca yaşanmışlıkta kader […]
Hava soğuk bana göre tabii, güneş ortalıkta yok. Kafa başka türlü bir çalışma temposunda başlıyor; şöyle böyle, şu neydi, bu nasıldı… Mekanik pek parlak değil, kimya hiç değil. Soba bile zor yakar halde; “yanmaz artık” dedikten saatler sonra alev alması da bilmemenin kanıtı gibi. Olmaz dediklerin olması, olur dediklerin olmaması; […]





