Afrika’nın derin çöllerine yakın bir yerde, Sahra’nın ortasında denmese bile kum fırtınalarına açık bir yerinde… Bir şehre geldiğinde, ayakları ağrılı ve az geldiği bir şehre gittiği gibi fırtınalara açık bir yerinde, bir tren garında… Öyle vahşi batı hikayelerinin herhangi bir filminde, hikayesinde çoklukla yaşanan bir yere, bir yerlere benzetilmekten hoşmanmayan, […]
Yazı treni; kolayından her gün bir başka açıdan, bir başka yerden bakarak, kendini defalarca tekrar ederek, sıkarak, belki bıktırarak… Olmasa bile bir yerlere çomak demeyelim, kürdan diyelim; “Daha dirençsiz, daha korkak sayın,” öyle bir şeyler yapmak gayretiyle yola çıkıyor. “Haydi hop kalkıp sonra nereye, nasıl?” dendiğinde; yapanlar gibi bir sandalye […]
Salatalığın çok faydası vardır; baştan ortaya koyalım, bir yanlış anlaşılma olmasın. Kediler salatalığı (demeyelim hıyarı) ilk gördüklerinde, belki daha sonralarında büyük bir tepki verirler; sıçrarlar, korkup kaçarlar genelde. Kedilerin atalarından gelen genlerine yerleşmiş yeşil, belki daha ziyade bir hıyar kokusu, korkusu olabilir. Nereden gelir? İnternette dolaşırken “Elinizi böyle yıkayın, güneş […]
Dünya başka bir yere doğru gidiyor. Ha evet, güneşten ayrılıp başka bir güneşin peşine takılacağız; hani bir başka sevgiliye kaçar gibi… Şaka, öyle bir şey yapmaya daha vakit var ve o ergen kaprisi hiç de kolay değil. Aslında epeydir bir sorunumuz var; kuantum denilen şey, bizim hayatımızda bilmediğimiz bir şeyleri […]
Bazı zamanlar dışarıdan bakınca başladığımız yerde durduğumuzu, bir damla ileriye gidemediğimizi, gidemediğimi görürüz. Aynı kısır döngü, bir şeyleri düzeltememe hali… Aynı şeyleri dile dolamışlık, bir hüzün, bir şeylerin olmayışına oralarda dolanma, oralarda kalma… Dışarıya çıkıp bakmadan görülmesi zor bir gayretkeşlik… “Yazdim çizdim o kadar, söyledim beni dinlemiyorlar,” yorgunluğu… Yorgunluğun getirdiği […]





