Zamanın Şahidi Olmak: Tarihe Şaşı Bakmamanın Değeri

Bazı zamanların, bazı yerlerde, bazı insanların yapacak bir şeyleri olmadığına inanmaları; orada ne yapamadıklarını sorgular bir ruh haliyle kapanarak kendileriyle barışmadan, barışamadan bir hayatı götürdükleri olur, olmuştur. Bazı zamanlar hayat sadece bakmayı, bakabilmeyi bile değerli kılar zamana. Zamana, tarihe aynı zamanda tanıklar gerekir; efsaneleri, hikayeleri, mitolojileri yaratan, var eden bu […]

Sıfır Kullanımlı Duyguların Soğuk Saklanmışlıkları

Çoğu zaman aklı başında olarak bilinen, kendini öyle bilen olarak; fiziğe, Newton’a, kuantuma filan inanan biri… Ben, bazı zamanlar fiziği karşıma alıveriyor buluyorum kendimi. Geçmişe gidişin ne kadar zor olduğunu, olsa bile o kadar pahalı, maliyetli bir olayın başıma gelmesinin ne kadar imkansız olduğunu biliyorum, inanıyorum. Bu benim; bir şaire, […]

Üst Üste Dizilen Dalya Taşları ve Hayatın Retroları

Dalya oynadıysanız çocukluğunuzda (başka yerlerde nasıl, bilemem) taşları, mermerleri veya kiremit parçalarını üst üste dizerdiniz. Kötü zamanların kötü haberleri bir bir üst üste gelir. İlla sizi bunaltacak, “Oh!” diyecek bir zamanınız olmasın sıkıştırması sanki… O sıralar sığınılacak hiçbir yer, durum göremezsiniz; aklınıza gelmez, önünüze çıkmaz. Yıldız fallarında hani, “Bilmem ne […]

Sezen ile Bir Kahve Molası ve Nasır Tutmuş Yürekler

Sıcak bunaltmış olmalı beni; Sezen’e takılıp kalmış bir haldeyim. Ne oluyor, onun da benim de umurumda değil; o öyle söylüyor, ben de “Ben de,” diyorum. “Yarım kalsa,” diyor; sevmiyorum yarım kalmalara, pek takılmıyorum. Güneşin çarpması neyse, ay çarpması… Bu yaşa gelmişim, öğrenememişim; hayıflanıyorum, demek daha öğrenilecek bir şeyler kalmış. Pek […]

Bilekten Sıkışan Eller: Teknik Bir Babanın Tornası

Solak olmak iyidir. Teknik bir adamdı babam; takımları kullanırken, anahtarları tutarken hep yanlış elimle yanlış tarafa sıkıştıracağıma, gevşeteceğime belki inandığından sol elimle iş yapmama kızar, feci kızardı öyle diyelim. Çocuğum; onun yanında neyi nasıl yapmayı öğrendiğim, çıraklığımın yarısı bu el tersliğiyle de geçmiştir denebilir. Yemek yemek de aynı koşulları taşırdı, […]