Hayatta bazı “nereye gideceğini bilememe” hali vardır. Bunlardan en sağlıksızı, aşırıdır. Söyleyince hoş gelen bir kelimedir; daha benzeri bir duygu yoktur. Beyni sağlıksız bir hale getirir. Yenilenin, içilenin, yürünenin, koşulanın, inilenin, çıkılanın nasıl bir sağlıksızlığı varsa beynin de bir yere kadar olan hali vardır. Aşırı sevgi, çok fazlası aşk, beyin […]
Korkuları çok olan biri olarak bilirim nasıl yaşanır, nasıl olur… Korku, her şeyden, her durumdan korkan biri olarak zor bir yaşamın olmasıdır. Kedi, köpek korkusu değil bahsettiklerim; onlarla korku yaşamak nedir bilmem. Onları kaybetmek gibi korkularım yok değil, var; onlara bir şey olmasın… Bu, aynı sevdiklerim için de var; kötü […]
Sorsalar, “Nasıl bir yoğun özellik edinirsiniz?” diye… Hepimiz çok başka şeyler isteriz; çoğumuzun aklına gelmez, en çok istediğimiz görünmez olmaktır. Kimse beni görmeden, hani bir görünmezlik elbisesi olsa, giyinsek… Görülmeden şunu bunu, en çok merak edileni… Şimdilerde hele, cep telefonu çıkınca artan, daha da artan bilmeyi, daha çok, daha her […]
“Nasılsın?” sorusu çok derinden, bıçak gibi bir sorudur. İçinde boşvermişlik de vardır, çok ciddi yaraya neşter vardır, pansuman vardır, “Hayırdır?” endişesi vardır. Sorulur, orta yere bırakılır salata kasesi gibi; çatalı uzatmak, çatala bir şeyler almak, tuz, ekmek, limon sıkmak, çeşni katmak, uzanmamak… Hepsi sana kalmışlıkta. Bu soruya nereden baktığın, cevabı […]
Yağmur yağınca ıslanmayı severek ıslanan yürekler, her zaman soğutulmaya gerek duyan çok ısınmış makineler gibidir. Az sonra “Dur artık yeter, bundan sonrası pek iyi değil, buraya kadara yakın bir yere gelmiş haldesin,” hali… Yağmur bekleme hali anlayacağınız; “Yağmur da nerede kaldı?” beklentisi bir yandan. Hayat bazı anlarda sıkıştırıyor böyle her […]





