Aklınıza bir şeyler takılır; saçınıza takılan, rüzgarda uçan bir dal parçası gibi… Saçınızda vardır; ne olduğunu, nereden geldiğini, zararlı mı zararsız mı bir korkuyla, el yordamıyla, bir silkinişle bulursunuz. Kolay olmaz kurtulması, kurtarırsınız kendinizi; belki biraz silkiniş yaparsınız. Aklınıza takılan sorular da öyledir; benimkiler saç olmadığından pek durmuyor, kolay kurtulunuyor […]
Sizde de var mı? Bende bir duygular zinciri var; elimde tesbih, hem de sayısı çokça… Tek tek çekiyorum; bir dolu korku, hepsi sırasını bekler düzende. Belki insan olmanın, ayrılmanın diğerlerinden en belirgin tarafı, bu korkuları biriktirip yanında taşımakla başlıyor. Başına geldi, bırak gitsin; yenisi gelene kadar “O da neymiş?” havası […]
Akıl akıl değil benimkisi; bir anda nerelere takılıyor… Hani kayalıklarda balık avlamak için misinayı takarsın diplere; kurtarmaya yarı zaman, avın kurtaramazsın, yenisini atarsın, o da takılır. Kurtarmakla uğraşırken zaman biter; koparır dönersin. Yarın yine aynı yere atıp, takıp gideceksin, “Balığa çıktım,” diyeceksin. Doğmadan az önce (tabii hayatının başrolü sen olduğundan) […]
Bazı zamanların, bazı yerlerde, bazı insanların yapacak bir şeyleri olmadığına inanmaları; orada ne yapamadıklarını sorgular bir ruh haliyle kapanarak kendileriyle barışmadan, barışamadan bir hayatı götürdükleri olur, olmuştur. Bazı zamanlar hayat sadece bakmayı, bakabilmeyi bile değerli kılar zamana. Zamana, tarihe aynı zamanda tanıklar gerekir; efsaneleri, hikayeleri, mitolojileri yaratan, var eden bu […]
Çoğu zaman aklı başında olarak bilinen, kendini öyle bilen olarak; fiziğe, Newton’a, kuantuma filan inanan biri… Ben, bazı zamanlar fiziği karşıma alıveriyor buluyorum kendimi. Geçmişe gidişin ne kadar zor olduğunu, olsa bile o kadar pahalı, maliyetli bir olayın başıma gelmesinin ne kadar imkansız olduğunu biliyorum, inanıyorum. Bu benim; bir şaire, […]





