Her anın bir değeri, bir bedeli ve bir nedeni vardır. Önceden, çok önceden hazırlanmış; “tam cuk oturdu” denilecek diye planlanan anların ve zamanların çoğu nedense hep biraz kayar. Bir türlü tam olması gerektiği gibi olmaz. Olsa bile istenildiği kadar kusursuz değildir. “Cuk oturdu” dediğimiz anlar nadiren gelir. Bazen biraz oturur […]
Bir bahar sabahına uyanmak… Hem sıcak bir “günaydın” ile hem sıcacık bir güneşle hem de o karatavuk dedikleri, tavukla hiç ilgisi olmayan o taklitçi kuşun güzel sesiyle uyanmak. Hepsi tamam. Üstelik Asi Çellocu Hauser’in 2022 Budapeşte konserinde en başında çaldığı The Godfather tınısı da içeride bir yerlerde çalıp duruyor. Nefis […]
Yağmur yağmasa bile, sabahın güzelliğine rağmen içimde bir çisenti var. Bir pıtır pıtır serinlik… Sanki “Şemsiyeni al yanına, öyle kalk yataktan” diyen bir hal. Mutlu, gülümsemeli bir günaydın bile yetmiyor. Elimde şemsiye, üstümde görünmez bir çisenti. Haberlere elim gitmiyor. Çayın yanına kahvaltı da iyi gitmiyor. Kaldır masadan. El bile sürmedim. […]
Dünyadan kaçmak için, gerçeklerden kaçmak için yatılan bir uykuda kabus görmek… Doğrusu bu. “Rüyada kabus görmek zaten olur,” demeyin. Epeydir rüyada görmediğiniz kabuslar, uyanınca komodinin üstünde bir bardak su gibi duruyor: Al da yut mesafesinde. Uzun zamandır haberleri, dizileri, filmleri seyretmekten uzağım. Ama yine de arada bir bir yerlerden kaçıp […]
Nasıl oluyor bilmiyorum ama oluyor. Telefonun ucunda birinin artık olmadığını biliyorsun. Yüreğine oturuyor. Gidişine elveda bile dememiş olduğun geliyor aklına. Sanki zamanın çok eskilerinde bir yerde gitmiş. Ne zaman, nasıl… Tren raylarının makasları gibi bir yerde yol ayrılmış da o çoktan başka bir yola sapmış. Yalnızlığa terfi edişin epeydir sürüyor. […]





