Bizim Sonumuz Ne Olacak?

Karamsarlık, depresyonik oyun havaları, siyah bulutlar… İç karartan ne kadar ruh hâli varsa bilirim. Hepsi ya sırayla ya da orkestra eşliğinde, bando mızıka gibi cebimden, kolumdan, sırtımdan, gözümden, kaşımdan, burnumdan çıkıverir. Ortalık yerde belirirler. Üstelik bir de racon keserler: “Biz buradayız.” Bir sarmaş dolaş hâli vardır onların. En çok da […]

Gücü Arkasına Alan Ufaklık, Bir Mahalle Hikayesi

Mahallenin en ufaklığı… En bilmişi, en ortalık karıştıranı. Bir de ağabeyi var; güçlü kuvvetli, eli kolu kaslı. Kavgada adı geçecek ne varsa elinin altında: falçata, bıçak, değnek… Üstelik kendince bir racon da kesmiş. Ufaklık önce mahallede gıcık kaptığı üç beş kişiyi gözüne kestirdi. Biraz alavere dalavere, biraz da ağabeyinin ciddi […]

Gün Batarken Söylenemeyenler

Güneş batıyordu. Bir yerlerde güneş yeni doğuyor olmalıydı. Aniden, bir bıçak gibi içime giren o şarkı… Çok iyi bildiğin bir dildeydi üstelik. İçime kıvrılıp rahat bir kedi gibi mırıldanarak yerleşmeye çalışıyordu. “Direnme, ben hâlâ buradayım,” der gibiydi. Yıllar öncesine, gitmeden hemen öncesine; başka bir yere, başka bir dünyaya ulaşmadan az […]

Gerçeklik Bir Senaryo mu? Zaman, Seçimler ve Enerjinin Matematiği

Dalgalı gider gelir akıl; “Var,” derim ben de. O gidip gelen, bazen gidip çoğu zaman gelmeyen akıl, şimdiki zamanın ispatlanmış bir matematiği olmadığını öğrendiğinde ortada kalıyor. Meğer hep varmış denilen ama bana ulaşmamış bir bilgiymiş bu. Her neyse, bilginin bana ulaşmamış olması ayrı konu; asıl mesele zamanın matematiğinin “aha bu” […]

Evrenin Kuralı: Zıtlıkların Birliği

A², hem +a’nın hem de −a’nın karesidir. İçinde karşıtlığını taşımayan hiçbir şey yoktur. Biraz abes gelebilir ama beyazı olmayan siyah, siyahı olmayan beyaz yoktur. En azından yaşadığımız hayatın ve evrenin iç kuralı budur. Karşıtlık, varoluşun temel genelgesidir. Yapay zekâ ise bunu kabul etmediğinden ya da edemediğinden etrafında dolanır durur. Günümüz […]