Umut olup cebime alıp her düştüğünde umudum, alıp cebimden biraz tırtıklayıp hipo umutsuzluğa girmeyip, biraz daha bol umut dolu masalara elde çatal kaşık, belki biraz ileriye gidip kepçe tarzı bir şeyle dalabilecek bir yere, bir zamana ulaşabilsem. Kimse bu dünyanın gidişi için daha iyi olabileceğine dair bir beklenti içinde değil. […]
Özlememiş olmayı çok isterdim; söz verildiği gibi olmadı, olmuyor. Birbirimizi özlemeyeceğiz, değil mi? O kadar kolay bir baş sallamasıyla kabullenmeydi; olmadı, olmuyor. Sonra içini kemiren o duygu olarak yerini alıyor. Bunu böyle umursamaz bir tavır takınarak anlatmak bile kolay değil. Başını koyduğu yastıktan zor çevirerek o kadar söz aldı ki… […]
Her anın bir değeri, bir bedeli ve bir nedeni vardır. Önceden, çok önceden hazırlanmış; “tam cuk oturdu” denilecek diye planlanan anların ve zamanların çoğu nedense hep biraz kayar. Bir türlü tam olması gerektiği gibi olmaz. Olsa bile istenildiği kadar kusursuz değildir. “Cuk oturdu” dediğimiz anlar nadiren gelir. Bazen biraz oturur […]
Bir bahar sabahına uyanmak… Hem sıcak bir “günaydın” ile hem sıcacık bir güneşle hem de o karatavuk dedikleri, tavukla hiç ilgisi olmayan o taklitçi kuşun güzel sesiyle uyanmak. Hepsi tamam. Üstelik Asi Çellocu Hauser’in 2022 Budapeşte konserinde en başında çaldığı The Godfather tınısı da içeride bir yerlerde çalıp duruyor. Nefis […]
Yağmur yağmasa bile, sabahın güzelliğine rağmen içimde bir çisenti var. Bir pıtır pıtır serinlik… Sanki “Şemsiyeni al yanına, öyle kalk yataktan” diyen bir hal. Mutlu, gülümsemeli bir günaydın bile yetmiyor. Elimde şemsiye, üstümde görünmez bir çisenti. Haberlere elim gitmiyor. Çayın yanına kahvaltı da iyi gitmiyor. Kaldır masadan. El bile sürmedim. […]





