Daldan Dala İki Yüzlü Bir Gevezelik Hali

Gevezelik HaliGevezelik ne çok yakışır ağıza. Farkında olunca daha da bir hızlı akıntıya kürek, bir ishal haline; ardından ne gelir ne kusar, ne var boş boş her şeyi… Al takke ver külah öyle de yaşanmıyor be abi. Bugün böyle yarın başka olabilir, dün zaten daha başkaydı.

Koca bir alkış diline geliyor şöyle sunturlusundan, hani daha yeni tedavüle girmişinden bir yığın laf; vazgeçiyor olmak daha da… Ha, tamam sen öyle diyorsan öyle. Milletin suratına nasıl bakarlar diye bir kaygın var; onlarda o da yok, millet suratına etse sıvayıp “Bak güzel olmuş mu, yakışmış mı?” sorgusu daha kuvvetli edecekleri konusunda.

Bana dedi.

“Yok sana demedim, bak sana der miyim hiç?” savunması bile edilemeyecek; “Bugün böyle dedin ya, bugün sana değildi.” çıkartması. Elini öptüğünle bir poz ver, başkalarıyla başka pozlar da sana yakışır; onlarda sırası gelince. Ha, hatırlatayım; manda yuva yapmış söğüt dalına, bu sefer çekirge kapmış yavrusunu. Bu ne ders almama hali? Gevezelik ağıza yakışır durumu, daha ne denir? “Git bakalım,” derdi büyüğüm, “akını da bulursun; bak bakalım akı mı karası mı?” Aynen öyle, yakıştı mı daldan dala konma hali?

Nereye bakarsan aynı terane.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir