Şimdilerde Aşk
Stendhal, Kırmızı- Siyah'ta Madame Roland'ı anlatır. Giyotine az kalmış, kocasını ve kendisi düşünür, sorgular bir yerde “O ihtiyar filozof o kadar etkiliyordu ki beni cinsiyetsizmiş gibime geliyordu”. Düşünen kadın, yazan…
Güncel, günlük kişisel weblog. Yaşanmışlıklara ve yaşanacaklara dair düşünceler...
Stendhal, Kırmızı- Siyah'ta Madame Roland'ı anlatır. Giyotine az kalmış, kocasını ve kendisi düşünür, sorgular bir yerde “O ihtiyar filozof o kadar etkiliyordu ki beni cinsiyetsizmiş gibime geliyordu”. Düşünen kadın, yazan…
Lafın orta göbeğinden yine dalıyoruz. Nerede kalmıştık? Aşkın insana ne yaptığına gelince. Lale eski devrinde, değerinin çok yükseldiği devirden yirminci yüz yılın başına kadar, kırık lale, lalenin kırığı yani iki…
Aşkı anlatan bir dolu kitap, şiir, roman, hikaye, efsane, tarih, fıkra okumuş, film seyretmiş, şarkı opera dinlemiş, müzikal seyretmiş dinlemiş, yorum yapmış, yaşamış diyelim ıskalanmışları saymayın yani bir şeyler bilir…
Kış ortası, saklanacak yer yok. Çıkıp şehrin dışına , hem de epeyce dışına, koyu bir laf salatası ortalık yere içinde her şey var. Biraz eskiden dem içilecek yer kalmadı, eskiden…
Kendini yabancısı saydığı bu şehirde, akşamlardan birinde, özel olmayan bir akşamda, bardağı almış denize yakamozlarına karşının kirli ışıklara içine gölge kaçmış, yağlı iyot kokusunu kıyısındayım diye hürmeten yudum yudum içine…
“Çiçekler zavallı yaratıklardır. Kötülük nedir bilmezler. Ellerinden geldiğince kendilerine güvenmeye çalışırlar. Dikenlerine bakıp bakıp güçlü olduklarını sanırlar” Yağmur başlamak üzere, karanlık bir gökyüzü daha gündüz. Bir çöl bir yerlerde ayak…
Kim söylemişti bilmiyorum, söyleyeni merak etmiyorum, doğru söylediği için olmalı çok okuyan bir dolu kişi bu sonuca bir şekilde varmış olabilir, söylemiyor olmaları okuma zevkine olan saygıları yüzünden olabilir. Bütün…
Bir kelebeğin ömrü, sineğin ömrü kısa dahası bir selamın ömrü, kahvenin hatırı bayağı uzun ömürlüdür. Uzayan uzadıkça içinde neler varmış Pandora kutusu açılıp yeni yeni şeyler keşfettiğimiz ömürler. 1900 yıllarında…
“Gördünüz mü?” Çok kişi, birkaç kişi, bir kişi bile olabilir. Beraber yaşadığınız birileri varsa sizin sorduğunuz her ne ise değeri var yok sizin, özeliniz, ihtiyacınız var yok, şu an size…
Ağır oluyor bazı sevgiler, çekilmez tonlarca taşınmaz. Seni seviyorumları küfür, sevecen bakışlar tecavüz, yumuşatalım taciz. Anne, baba, arkadaş, dost, kardeş, karşı komşu, merhaba diyenlerden, blog tıklayıcısı, face likelayıcısı hepsini saymayayım…