Yüreğe Kadar Islanmak

“Nedense Bir kadını sevmeye hep memelerinden başlanır”

Turgut Uyar bir şiirinde böyle der. Bir kadın? Ana. Oradan başlanır. Bir kadını sevmek bir anayı sevmekle başlar.

Ondan sonra öğrenilir, gözler, koku, bir ses, tını hiçbiri bir sokuluş, kedide öyle yapar, bir sığınma sokuluşu, bakışı öncesinde sırtımı okşar mısın? Ya da hepsi.

Turgut Uyar

Bir yağmur tepeleme yağıyor baştan aşağı, ibilin iti gibi sırılsıklamsın zaten. Bir bakış, sığınılacak bir yer arayan bir gülümseme dudağın çok küçük bir yeri belli belirsiz ret edilirse ben yapmadım diyebilecek kadar, sende, ekmek değil al yarısı ıslanmayı paylaşmak biraz torpil büyüğü sende küçüğü uzatıyorsun bir gülümseme arası. İçinde ıslanıyor üstelik taa yüreğine kadar o zaman.

En çok salkım söğütleri seviyorsun, bir de salkım saçakların saçaklarını bu yağmurda biraz daha çok altları iyi oluyor. Islandığını bile anlamıyorsun, orada senin gibi ıslandığını anlamak istemeyen gözlerle sığınıyorsun birde.

Kış soğuk, sıcak neredeyse bunaltıyor gibi, bir düğmeni açıyorsun, saçak altındasın. Alev alev yanan şömine bakan gözler, yağmur dinsin. Saçağın altı boşalıyor, iki kahraman kalıyor o kadar, ortaya çıksalar hayıflanacaklar. Önce yağmur diniyor, Bakışlar hoşcakal ne güzel ıslandık değil mi?

Yüreğe kadar ıslanmak buna derler, kaldırım taşları oynak, kuru yer kalmasın diye yokluyor.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir