Yaprakları Boyasak Olur mu?

Bütün yaşananlar hep bir başka hiç yok olmayacak hiç gitmeyecek gibi olanların bir önceki gibi birden toptan gidişidir.

Onca kabadayılığı bir son nefes bir küçük çırpınış bir soluksuzluk ben gelmiyorum peki birazdan anı. Afrika mandasının sürüden ayrılmak zoruyla doğurduğu yavrusunu aslan sürüsünden sakındığı savunduğu anlar sürüsü yetene kadar ki zaman soluksuzluğu karacanın yavrusunun pısışı otların arasına sığınışı gözlere bakamayışı onca hoyratlığa ben yokum yok bilin duruşu.

yesil yapraklar

Bir hınç.

Ayakta duruyordu. Birazdan oturacak ya da gidecek.

Elimizi ne zaman yıkayacağız ne zaman temiz ellerimiz olacak? Ne zaman ellerimizin pisliğini saklamayacağız elimiz pis olmayacak?

Toplayın düşlerinizi çıkınınızda ne varsa üstünüzü arayacağız düşmüş bir şeyler kalmasın. Yüreğimiz kirli ya ondan. Ellere o yüzden bulaşmışlık. O yüzden gözlerde korku.

Sıcacık bir yürek yok mu? Kurumuş bir çiçeği kuru dalını biraz suya koy yeşerir ya öyle olsun isteniyor önce kurumasın yok kurusun sonra suya koy.

Bütün ilişkileri öyle kurutuyoruz sonra yeşillenir. Yeşillenmiyor işte gördün bak. Yeşillenir yeşillenir. Yaprakları boyasak olur mu? Bu kadar derine götürmeye bu kadar zorlamaya değil mi? Çocukluğun bir yerinde ben de isterim diyen çocukların ayıpları. O çocukların hep fazladan bir sürü ayıpları daha olurdu. Şimdi bir sürü ayıp defterleri vardır göstermek için eve gidelim.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir