Bırakmıyorlar bir güzelliğe teşni olmaya, bir ruhu rahatlatmaya, bir zincirlerden prangalardan kurtulmaya; iyi şeyler düşünmek için hiç olmazsa beynin bir yerini… Hani “Arkada yer var, arkaya geçelim,” der ya belediye otobüs şoförü; öyle bir boş yer bulup, belki boşaltıp birazını… “İnecek var,” hani daha fazla gitmesin, burada bırakalım; bizimle o […]
Genel
Çok çabuk girilmiş bunalımlar sarmallarının, rengarenk sarmalların toplumu olduk, oluyoruz, öyle yaşıyoruz. Öyle değil miyiz? Hak vermiyorsunuz; vermeyin. Ne yaşadığımıza bir ad, bir durum değerlendirmesi yapmıyorsak, yapamıyorsak; “Ben neyim, sen nesin?” bulamıyorsak… Sinema salonunda olan yer göstericiler de yok, yerlerimizi. Bize bakıp bizi gözleyen, biz gibi olmak isteyen, belki “En […]
Bir Müslüm Gürses şarkısına ihtiyacım var. İçimden bir şeyleri kanatarak atmam için; belki, belki biraz yara kurtulsun mikrobundan kanayarak… Belki, belkiler hep fazla; say say bitmez. Oysa başka türlü başlamak niyeti hep vardı, var. İçine atmak, sonra haraç mezat satarım; kapı önüne çıkarmak, beklemek yağmur altı biraz da. Bir kumar […]
Amacım bir şeyleri yermek, savunmak, taraf olmak hiç değil; niyeti baştan koyayım, yanlış bir yöne gitmesin. Biz neden bunları yaşıyoruz? Soru bu. Ben de nedenlerini, sorunun cevabını hiç olaya katmadan durum değerlendirmesi yapmaya çalışacağım. Son zamanlarda bunalmış kafaların buna pek yorulmasını, soruya cevap aramasını, bulmaya çalışmasını ayrı bir yere koyuyorum; […]
Bazı zamanlar, “bazı zamanlar” değil; lafın gelişi öyle söylenir ya, çoğu zaman… Hava, o ayrı bir engelleme ardına saklanılacak; olmuyor bak. Rüzgar, fırtına, yağmur çok; güneş çok, soğuk çok, sıcak… Nefes bile alınacak bir hava değil. Laf çok engel sayılınca, yolun üstündeki çakıl taşı da engel; ardına geçip evden çıkmamak […]





