Nasıl körüne hem de “Okudum, yazdım,” diyerek; hem de “Yahu bu da nereden çıktı, ne oluyor?” kafayı yanlarına alıp neden gelmemişler? Onca soru işareti avuçta kalıyor. Cehaletin, kuru cehaletin… “Cahilleri severim,” derdi Ortaylı; cahil olduklarını bilir, ses etmezler. “Yarı cahiller cesur olur,” derdi; “Onlarla sakın tartışmayın, en azından kendinize acıyıp […]
Genel
Bakmayın uslu ele avuca sığar bir halde oluşa neredeyse patlamaya hazır volkanlar vadisi gibi ortalık.Yine de pek fazla derine girip yara kanatma niyeti yok bende. Sıkılmış sadece tüpü kalmış diş macunu gibi ortalıkta dolaşıyoruz sadece tüketilmiş olmak bile bir var oluş şekli. Tahmin etmeliydik edebilirdik o zamanlar böyle yeteneneklerimiz daha […]
Bakmayın hataların bir kırmızı ışık cezası ödenip bitti, birkaç puan gitti, tamam hesap kesildi, orada kaldı bitmesi olmuyor. Pişmanlıkları boş verin; kırıcı bir yanı olmasa bile yapılan hatanın size yıllar sonra dönmesi başka bir şey. Öyle “Aç ağzını ham yap bakayım,” telaşına sokularak… O bile değil; “Tabak bitecek,” komutuna maruz […]
Kimi neyi kastettiğimin… Zaten kastetmiyorum. Alınganlığı olacaklar, “Bu benim,” diyecekler, “Bu o,” diyecekler çokça çıkabilir; kimseyi kastetmiyorum, kimse de değil kastettiğim. Bu ön almak bile değil; “Ben seni demedim,” hiç değil. Olsa ya söylerim ya susarım; sizde de vardır, bende de var. Üstelik bundan biraz hoşlanırım da. Bazı sevdiklerim; bu […]
Sarı öküz hayatın önemli bir yerinde defalarca karşımıza gelir; veririz, vermeyiz… Genelde verdikten sonra onun sarı öküz, çok sonraları onun sarı öküz olduğunu görür, anlarız. Verilmiş çok sayıda sarı öküzümüz, sürüyle sarı öküzümüzün olduğunu fark ederiz. Sarı öküz, kaybetmeye başlamanın bir söylemidir. Bir yerde direnilmesi gereken anda, “Hayır,” denilecek, denilmesi […]





