Satır Arası

Onca yoksulluk varken’in satır aralarına sıkışmış hem de başında bir sohbet “Altmış yıl önce, gençliğimde, bir kadına rastladım. Beni sevdi, ben de on sevdim. Sekiz ay sürdü bu, sonra kadın başka bir eve taşındı. Altmış yıl sonra aklımdadır. Seni unutmayacağım derdim ona yıllar geçiyordu, unutuyordum. Bazen korkuyordum. Önümde daha uzun bir yaşam vardı, silgi tanrının elindeyken ben gariban adam, kendime nasıl böyle bir söz verebilirdim ki?”

paris sokaklari

Belleville caddesinin yakınlarında bir sokağın kaldırım taşına oturmuş bir çocuğa anlatılıyordu bunlar. Paris yine çiseliyor olmalı. Buralarda öyle. Öğleden sonra Route de Sud da camlarda damlalar vardı.

Yanımda uyanıyor. Rüya mı gördün?

Satırların aransa sıkışmış kendi mi kurtarmaya çalışıyorum. Ya unutmazsa? Çekip aralardan kolumu kurtarıyorum kafam hala orada.

Yağmur yağıyor. Ponthieu sokağında çiseliyordur. Orada yağmaz öyle hep ıslak yağmaz çiseler. Yürekler çok acır acırdı hep hani o sıralar yanan yere üflemiş gibi çiseler.

Yağmur yağınca kemiklerim.

Rüya mı gördün çok inledin?

Radio Romantic Paris çalıyor. Bir ıslaklık ayak kaydıran yürürken dikkat et der gibi dikkat et kendine der gibi kısık bir ses, sessizliğe saklanan bir fısıltı.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir