Ne Zaman Ölmüştün?

Yattığında ölmeye, yattığında ölmeyi öğrenmeye niyet ettiğinde kurduğunda hepsini gözyaşlarını tutamadı önce. Öncenin sonrası pek yok. Gözyaşlarını tutamadı.

Vaz geçemedi hepsinden hiçbirinden bir tekinden bile.

yurek kaniyor

Karşısına oturup oturmuş öldüğünü anlatıyordu nasıl öldüğünü bedeninden nasıl vazgeçtiğini. Anlatıyordu yüreğini çıkarmışlar tepsiye koymuşlar sunmuşlar beğenmemiş yüreğini bu beğenilmemiş yüreği kendi yorumu bu bakmışlar almıyor tekrar yerine koyup dikmişler uyandırmışlar yine onu. Uyanmış anlatıyor beğenmemiş, almamış onun için şimdilerde burada. Bütün öğleden sonra bunu anlattı.

Bu kadar.

Dokunulmayan bedenin bir de kabul görmeyeceği korkusu ya geri gelirse?

Vaz geçemediklerinin birazından vaz geçmek zorunda kalırsa?

Çıplaklığı umurunda bile değil titredi. Beyninin bir yerlerini bir kısmını.

Şimdi bile birazı yok.

Anlatıp durdu bütün öğleden sonra. Gevezeliği üstünde.

Bedenine kızdı kızacak vaz geçiyor. Susuyor şimdi. Bedeniyle birlikte yaşadı. Birlikte çürüdüler acılar birlikte yoruldular birlikte nefesleri yetmedi birlikte. Almayı verelerdi aldılar.

Ölmeye yattığında geveze gelmeden az önce niyeti bozduğunda yine birlikte.

Gözyaşlarını tutamadı yine. Tutmadı.

Karşında oturduğunda sordu” Ne zaman ölmüştün?” biliyordu cevabı dinlemedi ne dediyse duymadı.

2 Yorum
  1. İşte hayranı olduğum anlatım. Çok etkiledi. Kutlarım.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir