İşte Tam O Anda

Bir fado bir çığlıklı ağıt. Kapıyı çalar gelir çoğu kapıyı çalmadan kapıyı kırıp bazı birden bire geldiği olur. Ölüm bu sinsi sinsi yanaştığı kapı pencere sımsıkı kapalı bacadan geldiği. Hep bir çığlık bir ağıt bazı içinde bir oh rahatladı bir bittiği iyi oldu. Yanaştığını bilen gören anlayan kokusunu alan çağıran söyleyen söyleyemiyen. Bilenler görenler olur söylemez söylenmez söyleseler de başımızın üstüne ne yapalım elden ne gelir.

fado bir agit

Hayatın her yerinde tarafında her şeyin eşyanın hatıranın ilişkinin beynin yalnızlığın birlikteliğinde ölümü aşağı yukarı son nefesi hepsi aynı olur insanın ölümü gibi. Bazı bir kalabalıkla çoğu yalnız.

Hayatın her şeyin bitişine bitti denişine denilişine bir yerde içindeki unsurlar hücreler organlar kristaller akıllar taşlar anılar yürekler bir karar anında bitti denmeden öldü öldük işte tam burada.

İşte tam burada o anda. Her bitişe her ayrılığa her bundan sonrası yok. O anda ilk yardım. Sen ben daha o daha biz onun için daha hiçbir şey bitmedi bak devam ediyor. İlk yardım her ne ise ölen yok olan ölmedi olmadı yaşıyor bitmedi yaşayacak sen vaz geçme vaz geçmeyin akciğer kalp durdu mu? Bir sıkıntı dinlendi şimdi yerinde. Beyin durmuş sanmış da sana öyle gelmiş ayak damarı ne oluyor bir şey duyulmuyor bir titresem mi? En uçta bir hücre paydos zili mi çaldı kimseden ses yok? Herkes gitti mi? Biz öldük mü? Haber yanlış alarm.

İlk yardım burada yanlış alarm olmadı ölmedi herkes yerine bir gayret iş başına herkes işinin başında bir gayret hadi hopp biraz daha hızlı biraz daha daha.

Eşyanın hatıranın anının ilişkinin yalnızlığın birlikteliğin yakınlığın uzaklığın. İlişkilerin bile belki eski günlerde ki gibi der ya şair şiirler şarkılar “dışarıda yağmur yağıyor gitme kal” gelse gitmese yeniden ilk yardım. Can kurtaran yoğun bakım belki aman ölmesin. ağıtlar tatil şimdilik. Yağmur yağıyor eski yalnızlığına geri.

Tags:

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir