Hava Bana Karanlık Geliyor!

Hava karardı iyice, daha karanlık hissediyorum. O çalıyor değiştir, bu çalıyor değiştir, bunu oku değiştir, şunu oku birkaç satır ayracın bile yeri değişmiyor. Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi bir sıkıntı olmaz olsun. Bir şeyler duymak, bir sohbet de istemiyorum iyi şeyler bitmiş olmalı belki ateş pahası az olduğundan kimse getirmiyor başucu kolonya çiçek gibi, bir gülümseme onun da imitasyonu gözün gidince anında kalıyor öyle israf olmasın diye.

karanlık

Pandora’nın kutularından biri açılmış olmalı hava ağır, karanlık rüzgar sert esecek güç topluyor hız alacak. Birileri gelip hayatımızın bir kısmını çaktırmadan pırtık tırpık köşesinden bucağından araklayacaklar, güneşimizin önüne geçecekler Diyojen gibi başka ihsan istemeyiz bile diyemeyeceğiz ağzımızı açtırmayacaklar. Araklanmış yarınlar deyince az kaldı, koymaz ya çok kalmış olanlar işte sıkıntı burada, gece uyutmayan bu.

Olması gerekenler olması gerekenlere benzer uzaktan bakınca ayırt edilmiyor, yakının da bir maket, bir sahne dekoru. Bilgisizlik alabildiğine. Okunması gerekenler, öğrenilmesi gerekenler hiç biri yok. Olmaması da o kadar dert değil öyle deniyor. Hani kes traşı derler ya daha iyimi bileceksin. Haklı.

Hava bana karanlık geliyor, ışıl ışıl olmalı ortalık. Yüreğime bulutlar inmiş. Issız kaldım.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir