Derler yaa…

Düşünüyorum…

Güneş ışıklarının yakıcı sıcaklığından saklanacak karanlık yerler aradığım günlerin birinde ayrılığın sıcaklığını yaşadığım saatlerdi. Gecesi bile terden yaşanmıyordu.

Küçük bir öykü yaşanıyordu sanki. Baş ucumda senin gölgen vardı. Nefretle, özlemin bitiştiği yerde duruyordu. Çok yıllar. Çok on yıllar geçse bile o anın sıcaklığı yakıyor nedense.

Kulağımda halâ o aynı müzik.

ayrılık ve zaman

ayrılık ve zaman

Gidişin yeşil orman manzarasında güneşli bir günde olsa da sende biliyorsun ki o fırtına epey hasar verdi. Her fırtına, kasırga gibi bir kadın adı taşıyordu.

Çünkü ayrılıkta sevdaya dahil idi…

Artık adının bir anlamı kalmadı. En yıkıcı fırtına bile söktüğü ağaçları alıp götürürdü. Yine ağaçlar yeşerdi büyüdü. Asırlık ağaçlar oldu.

O gecelerden kalan hisler yakıyorsa bu zamanda da…

Ayrılığın vahşi bir tadı vardı. Ondandır.

Uzak bir telefonda ağlayan yağmur yaşanıyordu. Yaşandı.

Bu duyguya güle güle diyemedim.

Diyemiyorum işte…

Tags:

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir