“Sabah, daha sabah olmamış gece bitmemiş adını sabah koymuşuz. Bu saatlerde kalkıp dışarı fırlayıveriyorum. Gece saat kaçta gelirsem geleyim. Küçük bir bulut gibi uyandırıp ağlamanı seyredemem senin. Zaten yoksun sabahların herhangi birinde. Kapıyı çarpıp çıkıyorum, yanımda yürüyorsun. Düşünebiliyor musun? Yanımda konuşmadan ayak seslerini bile saklayarak, gölgeni evde unutmuşsun yine öylece […]
Yaşam
“Biliyor musun? Nasıl bileceksin ben anlatmazsam öyle değil mi?” Diye sordu cevap beklemeden devam etti. “Sen çok küçüktün bir gece İzmir’de ben çok sarhoş olmuştum. Vakit buldukça gülersiniz ya anlatıp anlatıp işte o gün az içmiştim, içki çarptı, balık zehirledi falan nasıl olduğu konusunda bir karara varamadınız ya, ben balık […]
“Bak kız yaptığın işe bak. Nasıl öyle çaktırmadan alıştırmışsın kendine beni. Soluğun bile ısıtıyormuş bu köhne soğuk dünyamızı, bilememişiz kıymetini.” Siyah beyaz filmlerin bir sahnesinde tahta sandalyeli bir masada elleri kafanın arasına alınmış bir sahnede söylenir. Sabah, epeydir bu kadar yalnız bir sabahım olmamıştı. Bu sahneye benzer bir duygu içimdeki. […]
“Bu günlerde kendimi yorgun hissediyorum” öyle diyerek sırtını dönüp uykusuna devam etmeye karar verdiğini gösterdi. Çay alıp yeniden onun başına oturup geceyi bitirene kadar orada kalacak olmanın gereği için dışarı çıkıyorum. Koridorun camından dışarı bakmaya çalışıyorum. Karanlık fazlaca karanlık bir gece. Elimde çayım yorgunluğunu düşünüyorum. Kader kısmet deyip geçilecek bir […]
Geceler öyle kolay geçmez olmuştu. Zaten günlerde kolay geçmiyordu. Oturup konuşurduk. Hayatının büyük bölümü yoklarla geçmişti. Hep bir şeyleri yok olmuştu, yokluğu yaşamıştı birlikte yaşadığımız günlerde de yokluğumuz vardı. Farkında olmuş farkında olmamıştık ama yokluğu yaşamıştık beraber. Bir kişi yokluğunu çözememiş ona çare bulamamış, onu kabul etmeyi öğrenememişti. Çalışmıştı, anlatırdı. […]
