Anlatıyordu, elinde nereden bulduğu belli değil bir örtü her neyinse elinde kalmış öylesine sallıyor bir taraftan anlatıyordu: Öyle dağınık öyle karışık bir valiz görüntüsündeydi anılarım, kapının önüne koyduklarımı almıyordu kapıcı çöp niyetine kapının önüne bıraktıklarımı bile. Hepsi öyle her yere dağılmış toplayamıyorum bile. Toplasam başka bir yeri dağıtıyor elimdekiler. Boş […]
Yaşam
-Kızgındım, kapıyı çarpıp çıkmak vardı. Çıkmadım, inat ettim gitmedim bu sefer. Siniri daha kendine gelmemişti. Ben sinirinin üstüne tüy dikmeyeyim dedim – Gelseydin bana ben de burada oturmuş kafa karıştırıyordum kendi kendime. Dedim. Hani lafı başka başka yerlere götürsem şimdi iyi olur sonra bir güzel olmasa da bir zaman sonra […]
Ortalık bir kalabalık, adım atamıyorsun derler ya öyle. Öyle bir yerlere bakmak gibi bir lüksün yok habire yürüyorsun, arkadan itekliyorlar onların götürdüğü yere gidiyorsun bir anlamda. Bir ara bir tanıdık müzik kulağımın kenarında bir telefon çalıyor eskilerden bir kamyon anı döküyor önüme. Kilometrelik yolculuklar bırakıyor kucağıma. Açama diyorum, açılmasın telefon, […]
Karanlık loş bir ışıksızlıktan yavaşça sallanarak çıktı geldi yanıma. Elini uzattı, tut beni düşeceğimle merhaba arası bir el uzatma. Tuttum elini bırakmadım merhaba olmayabilir dedim düşer belki bırakmadım elini masaya oturdu. Geldiği yerden biraz aydınlık bir ortamdı. Geceydi her şeyden önce. Masaya dirseğini koydu. Gözlerine bakmaya çalışıyordum, kaçıp duruyor, yerinde […]
Bir mezarlık, bir morg kapısı önünden geçerken bir tabut çıkışı öyle böyle değil en kısasında bile gidenin koskoca hayatı ne yaşanacaksa o kadarı yaşanmış yaşanmamışları ağıtlara bir dizi konu yakanın hayaline kalmışlık güzellik ve uzunlukta. Ve içimizde bir hüzün yaşayamadıklarına üzülmek üstüne. Bir türlü razı olmamak bu hayattan payına düşene […]




