– “Amca bu gece kaçıncı ?” Hasta bakıcı adamın sorusu az önce kahvaltı etti mi hatırlayamayan ihtiyarı telaşlandırıyor. Gece hem de birkaç sefer bir şeyler olmuş ve o hatırlamıyor. Neyi kaçırdığını, nasıl yaptığını bilememek işte bütün derdi bu. Birde kaçıncı diye soruyor demek ki birden fazla olmuş her ne olduysa. […]
Yaşam
Ülkem şunu kazanacak, petrol buradan geçecek, şu kadar edecek bu savaşı dışarıdan görenlerin işidir. İstilacı bireylerin derdi günlük olarak başkadır. Savaşlar hep kazandırır birileri kazanır. Kimse kazanmaz ama hiç kimse kazanamadığını bilemez bilir de söyleyemez. Öyle diyelim belki daha doğru olur. Altın uğruna baharat uğruna para uğruna yirmili yaşlarında adı […]
Yüz on milyar insan bu dünyaya geldi ve gitti bu güne kadar yediye yakını burada konaklıyor şimdilik. Burada sıralarını bekliyorlar boş durmamak içinde mal mülk sahibi oluyorlar. Öyle birden gelmedi gibiydi, ama birden oldu her zaman olduğu gibi. Bu sondan bir evvelki nefes dedi bekledi bir süre bu da son. […]
Yoğun bakım ünitesinin kapısı, içeriden sessizliği bozan kapı dışındakileri umut trenine asılmış tutan makine sesleri geliyor. Nefes makinesi, kalp makinesi, ben buradayım gitmedim daha sayışları. Yaşıyorum umut edin bir gün gelip yanıma veya ben sizin yanınıza nasılsın? Diyebilmemizi umut edin. Merak edelim ben belki siz kendiniz adına olmasa da sevdiğiniz […]
Akşam olup da güneş kaçarken denize, olmadı dağların arkasına, oradan nereye. Ankara‘da apartmanların tepesini aydınlatıp en son “hadi bana eyvallah “ der kaybolup gider. Öyle belirsiz. Güneşin gidişinin bile “hadi eyvallah”ı vardır. Gidişlerin raconu vardır. Öyle silkinip üstünü başını çırpıp, gelişin gibi pattadanak gidemezsin. Anlatırlar yolculayanlar nasıl gidilir? Öyle hoşça […]





